Pyd'nin Arkasında Kim Var?

ÜMMET

Suriye'de Rusya Müdahalesi ve Suriye’de Değişen Dengeler sonunda terör örgütü PYD’nin hem Rusya’nın hem de Batı’nın desteğini arkasına almasındaki en önemli etken nedir? İşte Suriye'de değişen dengeler ve PYD'nin güç kazanmasının arka planı...

Hiç kuşkusuz Rusya’nın Suriye’deki savaşa müdahil olması iç savaştaki dengeleri değiştiren en önemli etken oldu. DAİŞ ile mücadele edeceği gerekçesiyle Suriye’yi işgal eden Ruslar, DAİŞ terör örgütünü değil hep ılımlı muhalifleri hedef aldı.

Ruslar, okul, hastane demeden ılımlı muhaliflerin kontrolündeki bölgeleri vurdukça bir taraftan Türkiye’ye doğru yeni göç dalgaları oluştu diğer taraftan da İranlı generallerin komutasındaki Esed güçleri ve dünyanın dört bir tarafından getirilen Şii milislerin alan kazanmasının önü açıldı.

Suriye’de, Esed’e hayat öpücüğü veren Rus müdahalesinin bir diğer kazananı PKK’nın Suriye’deki uzantısı PYD/YPG oldu. Hem Rusların hem de ABD’nin siyasi ve lojistik desteğini alan terör örgütü, kuzey Suriye’de önemli kazanımlar elde ederek Türkiye’nin, sınır hattı boyunca ortaya koyduğu kırmızı çizgilerini zorlamaya başladı.

PKK/PYD’nin, ele geçirdiği yerlerde bölgenin demografik yapısını değiştirmeye yönelik attığı adımlar, Türkmenler, Araplar hattı kendi siyasi çizgisine muhalif Kürtler üzerinde estirdiği terör, örgütün “DAİŞ ile savaşan aktör” gerekçesi öne sürülerek başta müttefikimiz ABD ve AB tarafından hep görmezlikten gelindi, kamufle edildi.

SURİYE'DEKİ GÜÇ MÜCADELESİ

Türkiye ne yaptıysa, PYD’nin de PKK’nın uzantısı bir terör örgütü olduğuna Batılı dostlarına bir türlü anlatamadı. Ya da her şeyi bütün çıplaklığıyla gören ve bilen Batı dünyası bu gerçeği görmek istemedi demek daha yerinde bir tespit olur. Kandil’de dolaşan teröristleri, terörist olarak kabul eden sözüm ona Batılı dostlarımız, aynı teröristlerin Suriye’nin kuzeyine geçtiklerinde bir anda nasıl oluyor da kahraman savaşçılar oluverdiklerini bir türlü bize izah edemediler.

Batı’nın rakibi durumundaki Rusya açısından da PKK/PYD, Suriye’deki güç mücadelesinde Moskova’nın kullandığı önemli piyonlardan biri oldu. Özellikle düşürülen uçağının ardından Moskova yönetimi, Türkiye’ye karşı kullanabileceği her türlü fırsatı değerlendirmek isteyen bir politika izledi. Putin’in “Türkiye’ye karşı atacağımız adımların ekonomik yaptırımlarla sınırlı kalmayacağız” sözü göz önüne alındığında Rusya’nın PKK/PYD kartını kullanması beklenen bir durumdu aslında.

Bu arada terör örgütü PYD’nin hem Rusya’nın hem de Batı’nın desteğinin arkasına almasındaki en önemli etkenin “İslamcı” olmamasının altını çizmemiz gerekiyor.

Terör örgütü DAİŞ’e karşı karada savaştırılacak kimseyi bulamayan Batı ve Rusya için maşa vazifesi gören PKK/PYD, bir diğer taraftan Ortadoğu yeniden şekillendirilirken Türkiye’yi bu işin dışında tutmak, kendi iç sorunlarıyla meşgul etmek için oldukça etkili bir piyon oldu.

Kaynak: Beytullah Demircioğlu, Altınoluk Dergisi, 361. Sayı, Mart 2016