Peygamber Efendimiz’in Ashâbına Öğrettiği İnsanî Değerler
Peygamber Efendimiz’in ashâbına öğrettiği insanî değerler ışığında, gerçek insanlık savaşta bile merhameti kucaklamakla mı ölçülür?
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Batı’nın iki yüzlü ve yaldızlı maskesiyle eğitim ve tahsil dünyamıza da tesir ettiğini; evlâtlarımızı kendi medeniyet değerlerimizle terbiye etmememiz için, eğitim dünyasında da görünmeyen bir hücum altında olduğumuzu ifade ediyor.
GERÇEK İNSANLIK SAVAŞTA MERHAMETİ KUCAKLAMAKLA MI ÖLÇÜLÜR?
Bugün dünyada materyalist, kapitalist bir anlayış hâkim. Dünyevî ilim, insanı egoist yaptı. Vicdanı sildi süpürdü.
Meselâ 1944’te Japonya’ya iki atom bombası atıldı. Kadın, çocuk, yaşlı, savaşla hiç alâkası olmayan, hiçbir şeye iştirâk etmemiş insanlar, hattâ hayvanlar ve ağaçlar katledildi, toz hâline getirildi. Bugün Suriye’de, Arakan’da da aynı katliâmlar yapılıyor. Bu hangi medeniyettir?
Peygamber Efendimiz’in Ashâbına Öğrettiği İnsanî Değerler
Rasûlullah Efendimiz, orduyu gönderirken ashâbını şöyle îkāz ediyordu:
“(Ey ümmetim! Savaş hâlinde iken bile);
- Zulmetmeyiniz!
- İşkence etmeyiniz!
- Çocukları öldürmeyiniz!” (Müslim, Cihâd, 3; Ahmed, V, 352, 358)
“(Ey ümmetim! Savaş hâlinde iken bile);
- Çocukları,
- Mâbedlerine çekilip ibâdetle meşgul olan kişileri,
- Kadınları,
- Yaşlıları ve
- Savaş hârici işler için çalıştırılan kişileri öldürmeyiniz! (Ayrıca)
- Kiliseleri yakıp yıkmayınız,
- Ağaçları köklerinden kesmeyiniz!” (Ahmed, I, 300; Taberânî, Kebîr, XI, 224/11562; Buhârî, Cihâd, 148; Müslim, Cihâd, 24, 25; Taberânî, Evsat, I, 48/135; İbn-i Mâce, Cihâd, 30; Vâkıdî, III, 912; Abdürrezzak, Musannef, V, 220)
Zaten İslâmiyet’te harp, toprağı kanla sulamak için yapılmaz. Harp bir müdafaadır, bir zarûrettir. Bir hak çiğnendiği zaman veya bir tecavüz karşısında harpten başka çare kalmaz.
Peygamber Efendimiz’den İnsanlık Dersi
Bu sebeple Rasûlullah Efendimiz, harpte bile merhamet tevzî ediyordu. Bir misal verelim:
Bedir Harbi’nde müşrikler harpten bir gün evvel gelip, Allah Rasûlü’nün kuyusundan su almak istediler. Peygamberimiz müsaade etti.
Bedir’den dönüşte Medine’ye 150 kilometre mesafe vardır. 70 tane esir alınmıştı. Binek yetersizdi. Ashâb-ı kiram; zaman zaman develerinden indi, esirleri bindirdi, kendileri yürüdü.
Neydi ashâba bu fedâkârlığı yaptıran?
- Hâlık’ın nazarıyla mahlûkāta bakış...
- Onların hidâyete erişmesi ümidi...
- Onlara İslâm karakter ve şahsiyetini sergilemek...
Sadece şu iki misal dahî gösteriyor ki insanlığa gerçek insanlığı öğreten İslâm’dır. Dolayısıyla gerçek insanlık, ancak İslâm’dadır. Hümanizm dedikleri ise içi boş bir mavaldan ibarettir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık