Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’nin Sâmi Efendi’den Öğrendikleri
Sâmi Efendi Hazretleri’nin yanında bulunduğu zaman diliminde, Osman Nûri Topbaş Hocaefendi’yi en çok etkileyen hatıralardan bazıları şunlardır.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Sâmi Efendi Hazretleri’nin yanında bulunduğu sıralarda kendisini derinden etkileyen hatıraları şöyle aktarıyor:
OSMAN NÛRİ TOPBAŞ HOCAEFENDİ SÂMİ EFENDİ’DEN NE ÖĞRENDİ?
–Rahmetli pederim Musa Efendi; ben daha çocuk yaşlarımda olmama rağmen, zaman zaman beni de yanlarına alarak Sâmi Efendi Hazretleri’nin sohbetlerine götürürdü. Çocukluğum dolayısıyla o gün o sohbeti anlayamasam da oradaki mânevî havanın, o feyz ve rûhâniyetin tesiri altında kalırdım.
Sâmi Efendi Hazretleri’nin irşad hayatı âdetâ sohbet üzerine binâ edilmişti. Sohbetlerinde tarifsiz bir mânevî iklim oluşurdu. Bu sohbetlere her kesimden insan katılırdı. Devrin ulemâsı, son Osmanlı bakiyyeleri de iştirâk ederlerdi. Bekir Hâki Efendi, Ömer Nasûhi Efendi, Fuad (Çamdibi) Efendi gibi zâtlar bulunurlardı.
Ben de o zamanlar hayret ederdim: Bu zâtlar, bildikleri mevzuları tekrar dinlemek için mi gelmişler diye... Zaman içinde farkına vardım ki, bu sohbetler bir hâl alma meclisleri imiş.
Sâmi Efendi Hazretleri, sohbetlerinde bilhassa «kalb-i selîm» ve «nefs-i mutmainne» üzerinde çok dururlardı. Kalb-i selîme sahip olabilmek için, kalbin çok merhale kat etmesi gerektiğini ifade buyururdu. Kıyâmet günü kabirlerden kalkışımızın dünyadaki mânevî durumumuza göre olacağını îzâh ederlerdi.
Yine sohbetlerinde kıssalara çok yer verirlerdi. Netice olarak da; “Sevginin alâmeti, sevenin, sevdiğindeki hâllerle hâllenmesidir.” buyururlardı.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Sual ve Cevaplarla Tasavvufi Mülahazalar, Yüzakı Yayıncılık