Namaz Kılarken Konuşulur mu?
Namazda konuşmak uygun görülmemiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) bu durumda nasıl bir yaklaşım göstermiştir? Birlikte bakalım.
Muâviye bin Hakem -radıyallâhu anh- şöyle anlatır:
BİR HATA, BİR DERS: NAMAZDA KONUŞULUR MU?
Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in arkasında namaz kılarken cemaatten biri aksırdı. Ben de hemen “yerhamukellâh” dedim. Cemaat bana dik dik bakmaya başladı. Bunun üzerine:
“–Vay başıma gelenler! Yâhu bana niye öyle bakıyorsunuz?” dedim. Bu sefer ellerini dizlerine vurmaya başladılar. Onların beni susturmaya çalıştıklarını anlayınca kızdım; ama yine de sustum.[1]
Anam-babam Rasûl-i Ekrem’e fedâ olsun. Ne O’ndan önce ne de O’ndan sonra kendisinden daha güzel bir muallim görmedim. Vallâhi beni ne azarladı ne de dövdü. Namazı kıldırıp bitirince yumuşak bir lisanla bana:
“–Bu ibâdetin adı namazdır. Namaz kılarken dünyâ kelâmı konuşulmaz. Çünkü namaz; tesbîh, tekbîr ve Kur’ân okumaktan ibârettir.” buyurdu. Yahut buna benzer ifâdeler kullandı. Ben de:
“–Yâ Rasûlâllah! Ben yeni Müslüman oldum…” dedim… (Müslim, Mesâcid, 33)
Dipnot:
[1]. Namazda ibâdet dışı bir fiilde bulunmak, elbette namazın rûhuna zıt bir keyfiyettir. Lâkin bu misaldeki kızan ve kendisine kızılan sahâbîlerin namazda sergiledikleri bu tavırlarını da mâzur görmek îcâb etmektedir. Zîrâ o zamanlar toplum henüz yeni müslüman olduğu için, insanlar ibâdet ve âdâbını yeni öğreniyorlardı.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları