Mü'min'in Anneler Günü Her Gündür

Aile Hayatımız

Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, "mü'min'in anneler günü her gündür" diyor ve ömür boyu teşekküre layık olan fazilet timsali anneleri anlatıyor.

Bugün modern kapitalist düzenin ezdiği kadınlar var. İslam ezdirmez. İşin ardında merhamet mahrumu bir batı dünyası var. Afrika'da vs. her tarafta görüyoruz bunu.

Cenab-ı Hak kadını toplumda fazilet unsuru olarak, bir anne olarak görüyor. Fakat toplum bunu bertaraf etti, kadının cazibesini vitrin edilebilir hale getirdi. Bunun neticesinde de kadına birtakım zorbalıklar, iffetini paymal edici [ayaklar altına alıcı] birtakım şiddetler oluyor. Bunun çaresi düşünülmüyor.

Efendimiz -selllahu aleyhi ve sellem- nasıl rahmeten lil alemin, kadınlara da rahmeten lil alemindi.

Hatta o zamanlar Mekke'de kız çocuğu doğan ailede bir hüsran, bir üzüntü olurdu. Bu kız çocuğu oldu. Aile için bir lekeydi bu. Bir müddet sonra da diri diri gömülmeye götürülecekti.

Sellallahu elyhi ve sellem, ilk mücadele başladı Rukiye ve Fatıma validelerimizin doğum gününde hediyeler dağıttı, yemekler verdi.

Efendimiz'in 23 senelik peygamberlik hayatı hep çilelerle doludur. Yalnız Hatice validemizin vefat ettiği seneye "Hüzün Senesi" dendi. Bir fazilet timsali.

Fatıma validemizi çok aziz tutardı fakat onu daima takvaya yönlendirirdi. Bugün sadatı kiramin ve silsilelerin hepsinin bir annesi oldu.

SİZİN EN HAYIRLINIZ AİLESİNE EN GÜZEL DAVRANANINIZDIR

Peygamber Efendimiz -selllahu aleyhi ve sellem- buyuruyor:

"Sizin en hayırlınız ailesine en güzel muamelede bulunandır." 

Ona en güzel muamelenin başında da ona dinini, imanını, Allah'ı ve Resulü'nü sevdirmek olacak.

Yine Efendimiz -selllahu aleyhi ve sellem- şiddeti men ediyor:

"Kadınları dövmeyiniz, kadınları döven kimseler sizin hayırlınız değildir" buyuruyor.

Reçete hep İslam'da...

RESULÜLLAH'IN MESCİDİNE GİTMEYEN HUZEYFE'YE ANNESİ NE YAPTI?

Huzeyfe bir gün diyor ki annem beni azarladı, haşladı. "Anne ne yaptım ki beni haşlıyorsun?" dedim.

Annem de: "Oğlum senin Resulüllah'ın mescidine gitmediğini görüyorum."

Anne ne olursun beni azarlama! Daha dün gitmedim, bugün gideyim inşallah. Allah Resulü'ne bir ricada bulunayım seni ve beni, ikimizi affetmesi için Allah'a dua etsin.

Bu anne nasıl bir fazilet timsali bir annedir?

Yine, "Kimin üzerimizde hakkı vardır?" diye soruyor sahabe Efendimiz -selllahu aleyhi ve sellem-'e.

"Annen, annen, annen ve baban" buyruluyor.

BEN ANNEMİ NASIL SEVMEM!

Abdurrahman Cami Hazretleri diyor ki: "Ben annemi nasıl sevmem? O beni bir müddet karnında taşıdı, bir müddet kollarında taşıdı. Hayat boyu da kalbinde taşıyor."

Bunların hepsi fazilet sahibi annelerdir.

Bahaeddin Nakşibend (k.s.) Hazretleri, "Beni ziyaret etmeye gelen baştan anamın kabrini ziyaret etsin" buyuruyor.

Dünyanın en büyük hukukçularından biri olan Ebu Hanife Hazretleri halifenin ictihadlarını yamultma endişesiyle Bağdat kadılığını reddettiği için zindana atıldı. Halife zindana attı ve haber gönderdi:

"Eğer Bağdat kadılığını kabul ederse gelsin tahtına otursun, derhal zindandan çıkartın" dedi.

Ebu Hanife'de "Ben bir ictihadımın yamultulmasından zindanda kalmaya tercih ederim. Sade annemin üzülmesine dayanamam." dedi.

ÖMÜR BOYU TEŞEKKÜRE LAYIK BİR ANNE

Bir Çanakkale Zaferi'ne bakltığımız zaman o aslan yüreklileri yetiştiren hep kimdi? Faziletli annelerdi. Onun için bir mü'min'in anneler günü her günüdür. 

Saliha bir kadını düşündüğünüz zaman, bu kocasının malını muhafaza eder. Evini tanzim eder. Nefsini ve namusunu korur. Aileyi ruhani neşelerle doldurur. Evlatlarının dini tahsiline ihtimam gösterir. Böyle bir anne ömür boyu teşekküre layık bir annedir.