Mevlid Kandilini Nasıl Değerlendirmeliyiz?
Derviş Ahmet Peşkirizade tarafından kaleme alınan Teyyibetü'l-Ezkâr isimli eserde Medine'de Mevlid kandili nasıl anlatılıyor? Mevlid kandilini ihya etmenin fazileti ve önemi nedir? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
Çok muhterem kardeşlerimiz, âlemlere rahmet olarak gönderilen Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin cihanı şereflendirdiği Mevlid Kandiliniz mübarek olsun. Dinimiz, vatanımız, milletimiz ve bütün İslam dünyası için hayırlara vesile olmasını yüce Rabbimizden niyaz ederiz.
Cenâb-ı Hak bu mübarek kandil hürmetine ümmeti Muhammed'in hastalarına şifa, dertlerine deva, borçlarına eda eylesin. Bilhassa mazlumların; Gazze'de, Myanmar'da, Sudan'da ve Yemen'deki mazlum kardeşlerimin kurtuluşunu Cenâb-ı Hak ihsan eylesin.
MEDİNE HALKI BUGÜNÜ NASIL İHYA EDİYORDU?
1206 tarihli, Derviş Ahmet Peşkirizade tarafından kaleme alınan Teyyibetü'l-Ezkâr isimli eserde Medine'deki bir veladet kandilini hatırlatıyor. Şöyle ki: Mevlid gecesini ihyadan sonra Rebîülevvel ayının 12. günüdür. Sabah namazının akabinde Bâbü'n-Nisâ önünde, meydanın müvacehesinde (karşısında) kürsüler konur. Medine'nin bütün ileri gelenleri; şehrin kadısı, şeyhü'l-harem, diğer ağalar, rütbeli askerler mertebelerine göre otururlar. Öd ve amber kokuları göklere yayılır. Mescid-i şerifin içi gül sularıyla kokulandırılır. Hatiplerden beş gün nöbetle kürsüye çıkar ve mevlid-i şerif okurlar. Duadan sonra şerbetler içilir; gül şerbetleri. Herkes evlerine gider. Bu iş güneşin doğuşundan kuşluk vaktine kadar devam eder. O gün dükkanlar açılmaz, zira bu bayramdır. O gün ümmet olmanın dersleri okunmaz, kimse işiyle meşgul olmaz. Top atılır, şenlikler edilir. Büyük-küçük herkes güzel elbiselerini giyip tebrikleşirler. Efendim, ümmet olmanın sevinci...
Medine halkı bu mübarek güne çokça hürmet gösterirler. "Şehir arasında en büyük bayram budur" derler. Zira bugün Fahri Kâinat Efendimizin dünyayı şereflendirdiği gündür. Öyle bir gün ki âlem yeniden can bulmuş, cihan onun nuruyla aydınlanmıştır. Diğer mübarek geceler; Ramazan, bayram, hac ve kurban... Bunlar hep Resûlullah Efendimin hürmetine ihsan olunmuştur. Kur'an-ı Kerim onun şanına nazil oldu. Böyle kadri yüce bir zatın teşrif günü büyük bayram olmaz da ne gün olabilir?
İmam Kastallânî, ki kendisi Buharî şarihidir, diyor ki: "Ehli İslam, yani müminler; onu ümmet olmanın sevinciyle, Resûlullah Efendimin doğduğu bu ayı (Rebîülevvel) ihyâ ederse, yemekler verirse, cömertlik gösterirse, ümmet olmanın sevinciyle Allah'ın böyle büyük bir nimetini idrak ederse, fakirlere-gariplere yardımda bulunursa, sevinç izhar ederek sevincini artırarak 'Ya Rabbi sana şükürler olsun, ben ümmeti Muhammed oldum' diye itina gösterir ve bu ayın bereketinden istifade ederse, kim bilir Cenâb-ı Hak ona ne büyük ihsanlarda bulunur."
Mevlid Kandilini Nasıl Değerlendirmeliyiz?
Yine İmam Kastallânî diyor ki: "Böyle yapanların o yıl belalardan kurtulduğu, ne dilek varsa yerine geldiği tecrübe edilmiştir." Yani bizim için bu bulunduğumuz ay, Cenâb-ı Hakk'ın çok büyük bir nimeti ve ihsan-ı ilahi ayıdır. Tabii bu mübarek ayın feyzinden istifade etmek için de salih amellerimizi artırmalı, hayır-hasenat yarışına girmeliyiz. İmkanlarımızın ölçüsünde sadaka verelim. Tabii dualar da bir sadakadır. Yani dünyanın bugün zalimlerin pençesinde mazlumların perişan olduğu gerçeğini daima hatırımızda bulunduralım inşallah. Yine kendi aramızda hediyeleşelim, bol bol Kur'an-ı Kerim okuyalım, hastaları ziyaret edelim. Resûl Efendimizin hayatını ve güzel ahlakını yaşayarak tebliğ edelim. Bilhassa evlatlarımızı sevindirelim. Bu muazzam nimetin şükrünü eda edebilmeye gayret gösterelim.