Mantar ile İlgili Hadis

HADİSLER

“Mantar, kudret helvası türünden ilâhî bir lütuftur. Suyu da göze şifadır” hadisini nasıl anlamalıyız?

Saîd İbni Zeyd radıyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim dedi:

“Mantar, kudret helvası türünden ilâhî bir lütuftur. Suyu da göze şifadır.” (Buhârî, Tefsîru sûre (2), 4, Tefsîru sûre (7), 2, Tıb 20; Müslim, Eşribe 157-162. Ayrıca bk. Tirmizî, Tıb 22; İbni Mâce, Tıb 8)

Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Mantar diye tercüme ettiğimiz “kem’e” bir mantar türüdür. Peygamber Efendimiz, onun vaktiyle Cenâb-ı Hak tarafından İsrâiloğulları’na indirilen ve adına “men” denilen kudret helvası türünden bir yiyecek olduğunu söylemektedir. (Müslim, Eşribe 159-161) Nitekim Allah Teâlâ İsrâiloğulları’na zahmetsizce yemeleri için her gün ağaçların üzerinde taze taze kudret helvâsı (men) ve bıldırcın (selvâ) göndermişti (Bakara sûresi 57; A’râf sûresi 160; Tâhâ sûresi 80) bunları biriktirmeden yemelerini emretmişti. Fakat onlar bu emre karşı gelerek o yiyecekleri biriktirmişler, böylece Allah’a güvenmediklerini göstermek suretiyle O’na nankörlük etmişlerdi. Allah Teâlâ da bu nimetini kesmiş, onlara bir daha “men ve selvâ” göndermemişti.

Hadisimizdeki “Mantar, kudret helvası türünden ilâhî bir lutuftur” ifadesine gelince, özel surette yetiştirilen kültür mantarları bir yana, tabiatta kendiliğinden biten mantarlar, Peygamber Aleyhisselâm’ın buyurduğu gibi, Cenâb-ı Mevlâ’nın kullarına bir ikramıdır. Zehirli olanlarından sakınmak suretiyle mantardan çeşitli faydalar elde edilir. Bu faydalardan biri, “kem’e” denen mantar türünün, Resûl-i Ekrem Efendimiz’in buyurduğu gibi, bazı göz hastalıklarına iyi gelmesidir.

Kimileri, mantar suyunun, ilacın terkibine katılacağını, kimileri de bir şeye katmadan doğrudan sürme gibi göze çekileceğini belirtmişlerdir. Bu ikinci görüşü savunanlar, mantarın önce ateşin üzerinde pişirilip suyunun kaynatılması, ondan sonra göze çekilmesi gerektiğini söylemişlerdir. Bu hadisin râvilerinden olan Ebû Hüreyre, üç, beş veya yedi mantarın suyunu bir kaba sıktığını, onu gözünden rahatsız olan câriyesinin gözüne damlattığını ve câriyenin iyileştiğini söylemektedir. (Tirmizî, Tıb 22) Kitabımızın müellifi Nevevî, Sahîh-i Müslim şerhinde bu konuda bir müşâhedesini anlatmaktadır. Dindarlığını beğenip takdir ettiği hadis râvisi Kemâl İbni Abdullah ed-Dımaşkî’nin gözlerinin görmez olduğunu, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in bu tavsiyesinin, kendisine fayda vereceğine inanarak gözlerine mantar suyu döktüğünü ve tekrar görmeye başladığını söylemektedir. (el-Minhâc, VIII, 312) İbni Hacer el-Askalânî, bu zâtın İbni Abd diye tanınan Kemâleddin İbni Abdülazîz Ebû Dâvûd ed-Dımaşkî (ö. 672/1273-74) olduğunu söylemektedir. (Fethü’l-bârî, X, 174) Bazı kimselerin kullanma usûlünü bilmedikleri için mantar suyundan fayda yerine zarar gördükleri de anlaşılmaktadır. İşte bu sebeple, hadisimizde sözü edilen mantarın türünü iyi bilmeli ve bu konuda tecrübesi olanların bilgisinden faydalanmalıdır. Aksi halde umulan fayda elde edilemez.

Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Mantar, birçok yiyecek gibi Cenâb-ı Hakk’ın insanlara lutfettiği bir gıdadır.

2. Ayrıca suyu da bazı göz hastalıklarına iyi gelmektedir.

3. Her mantar türünde şifa olmadığı bilinmeli ve usûlüne uygun olarak kullanılmadığı takdirde fayda görülmeyeceği unutulmamalıdır.

Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları