Mahşer Kapısında Şahit Biriktirmek
Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) 'Siz yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz' hadisi ışığında, hayatı şahit biriktirme yolculuğuna dönüştürmek. Amellerimizi riyadan koruyup cennet kapısından geçebilmenin sırrı.
Bir arkadaşım bana başından geçen bir olayı anlattı:
TURNİKEDE KALAN UMUTLAR: AMELLERİN GİZLİ ENGELLERİ
“Trabzonspor maçına gitmiştim. Kapıya geldim. Kartımı çıkardım, turnikeye uzattım. Görevli kartı cihaza koydu. Sonra bana baktı ve dedi ki:
- Kardeşim, bunda bilet görünmüyor.
Bir an donup kaldım.
- Nasıl olur? dedim. Ben buna para yükledim. Hem de kendi ellerimle yükledim.
Görevli tekrar ekrana baktı ve başını iki yana salladı:
- Maalesef kardeşim, bunda bilet yok.
Ne diyeceğimi bilemedim. İnsanlar birer birer içeri giriyordu. Ben ise kapının dışında kalmıştım. Bir kenara çekildim. İçeriden gelen sesleri dinledim. Taraftarların coşkusunu, bağırışlarını duyuyordum ama ben o coşkunun dışında kalmıştım. Sonra bir köşeye oturdum. Gözlerim doldu. O sırada bir arkadaşım beni gördü ve yanıma geldi.
- Ne yapıyorsun burada? dedi.
Ben de mahcup bir şekilde durumu anlattım:
- Kartımda bilet olması lazım. Yüklediğimi çok iyi hatırlıyorum ama görünmüyor.
Arkadaşım biraz düşündükten sonra bir çaresini bulacağını söyleyerek beni tekrar kapıya getirdi.
Görevliye dönüp dedi ki:
- Bu arkadaşımızı iyi tanırız. Çok iyi bir taraftardır. İsterseniz taraftar grubunun başkanını çağırın. O bunu tanır.
Görevli biraz tereddüt etti ama sonunda taraftar grubunun başkanını aradılar. Elim ayağıma dolandı. Ya beni tanımazsa diye tedirgin oldum. Bir süre sonra o da kapıya geldi. Beni görünce yüzünde bir tebessüm belirdi. Kapıdaki görevliye dönerek şöyle dedi:
- Bu bizim arkadaşımızdır. Biz buna şahidiz. Yağmurda da geldi, karda da geldi. Deplasmanlarda bizimleydi. Bu takım için bağırdı, yoruldu. Evinden, cebinden fedakârlık ederek bu takımı yalnız bırakmadı. Kartında bir aksaklık olmuştur kesin. Sorun çıkarmayın. Biz onun bizimle olduğuna şahidiz.
Bu sözlerden sonra görevli biraz durdu, diretecek gibi oldu ama vazgeçti. Sonra turnikeyi açtı ve ben içeriye girdim.”
YERYÜZÜNDE ALLAH’IN ŞAHİTLERİ: MÜMİNLERİN ŞEHADETİ
Arkadaşım sözünü bitirince kalbimde derin bir sızı başladı. Ya cennet kapısında da böyle olursak? İnsan dünyada yaptığı iyiliklerin sağlam olduğunu zannediyor. Fakat kalbine bulaşan küçük bir riya, bir kibir, bir gösteriş, o amelleri boşaltabiliyor. Tıpkı turnikede kartın boş çıkması gibi. İşte tam burada insanın ihtiyacı olan şey şahitliktir. İyiliğin şahidi, hayrın şahidi, salihliğin şahidi…
Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
Peygamber aleyhisselâm ile bazı sahâbîler birlikte bulunurlarken onların yanından bir cenaze geçti. Ashâbtan bazıları o cenazeyi hayırla andı. Bunun üzerine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem:
- “Kesinleşti” buyurdu.
Sonra bir cenaze daha geçti. Orada bulunanlar onu da kötülükle andılar. Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem yine:
- “Kesinleşti” buyurdu.
Bunun üzerine Ömer İbnu’l-Hattâb:
- Ne kesinleşti Ya Resûlallah? diye sordu. Peygamber aleyhisselâm da şöyle buyurdu:
- “Şu önce geçen cenazeyi hayırla andınız; bu sebeple onun Cennet’e girmesi kesinleşti. Bu berikini kötülükle andınız; onun da Cehennem’e girmesi kesinleşti. Çünkü siz (mü’minler), yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.” (Buhârî, Cenâiz 86, Şehâdât 6; Müslim, Cenâiz 60. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cenâiz 76; Tirmizî, Cenâiz 63; Nesâî, Cenâiz 50; İbni Mâce, Cenâiz 20, Zühd 25)
Kıyamet gününde insanın en büyük korkularından biri kapıda kalmaktır. Kur’ân bize o günü şöyle hatırlatır: “(İnsanların dirileceği) o gün, ne mal fayda verir ne de evlât. Ancak Allâhʼa kalb-i selîm (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur).” (eş-Şuarâ, 88-89)
Müminin hayatı aslında biraz da şahit biriktirme yolculuğudur. Bazen yorulmak gerekir. Bazen fedakârlık gerekir. Bazen görünmeyen iyilikler gerekir. Ama hepsi bir gün kapıda işe yarayacaktır. Rabbimiz bizi kapıda kalanlardan değil, şahitleri olanlardan eylesin. Ve o büyük gün geldiğinde kapıların bize de açıldığı kullardan kılsın. Âmin.
Kaynak: Kadir Bekar, Altınoluk Dergisi, Sayı: 482