Mahir İz’in İlmi Terbiyeden Manevi İrşada Marifet Yolculuğu
Mahir İz Hocaefendi’nin zahirî ilim birikiminden mânevî irşâda uzanan mârifet yolculuğu ve kalbî derinlik arayışı.
Mâhir İz Hocaefendi, kalbî derinlikten mahrum kalan bir ilmin noksan olduğunu ve bu noksanlığı bertarâf etmenin yegâne çâresinin de mânevî irşâd görmek olduğunu anlamış ve ömrünün son senelerinde mânevî terbiye yoluna sülûk etmiştir.
MÂHİR İZ’İN İRŞÂD VE FEYZ ARAYIŞI
O, bu hâlini şöyle ifâde eder:
“İlmin kıyl ü kâlini dâimâ bir noktada toplamak mümkün olmadığından, hiçbir zaman ilmî tedkikten geri kalmamakla beraber; asıl hakîkate vâkıf olmanın, ancak ehlinin irşâdı sâyesinde mümkün olabileceğine inanırım.
İşte bu sebeptendir ki yakaza dışı bir işâretle, irâde merdivenimi, mârifet semâsına mîrâc için feyz-i Sâmî’ye rabteyledim.”[1]
Mârifet semâsına kanat açabilmek için; irâde, muhabbet ve hizmet merdivenlerini bir mârifet güneşine dayayıp o basamakları gayretle tırmanmak îcâb eder.
Dipnot:
[1]. Mâhir İz, Yılların İzi, İstanbul 1975, s. 396.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları