Kur’an’la Büyüyen Nesiller: Değer Halkaları Yaz Okullarında Manevî Eğitim

HİZMET

Değer Halkaları Platformu’nun Türkiye genelinde düzenlediği yaz okulları, binlerce çocuğun kalbine Kur’an sevgisi ve güzel ahlâk tohumları ekiyor. Bir babanın içten mesajı ise bu manevî emeğin nasıl meyve verdiğini gözler önüne seriyor.

Değer Halkaları Platformu olarak Türkiye’nin dört bir yanında yaz okulu çalışmaları gerçekleştirildi. Binlerce yavrumuz bu okullardan istifade etti.

YAZ OKULLARINDA KALPLERE DOKUNAN EĞİTİM: DEĞER HALKALARI’NDAN BİR ÖRNEK

Trabzon’daki okulumuzun haber grubunda bir abimizin paylaştığı şu mesaj bizleri derinden etkiledi:

“Oğlum Kerem 8 yaşında. Hiç bilgisi olmadan başladığı bu yaz okulunda haftaya Kur’ân’a geçecek inşallah. Kreş, anaokulu ve ilkokul dâhil okula gitmemek için bize yıllarca kan kusturmuş olan bu çocuk, güle oynaya gittiği bu yaz okulunun 2 hafta sonra biteceğini söylediğim için yatağında ağlıyor. Murat Hoca dâhil, hocalarından ayrılmak istemediğini söylüyor. Bu durum, çocukken yatılı kaldığım Kur’ân Kursu’nda şahit olduğum şiddet yüzünden kurstan kaçmış biri olarak benim için çok büyük anlam taşıyor. Allah sizlerden razı olsun.”

Bir babanın sevinç ve hüzünle karışık duygularına şahit olduk. Bizler biliyoruz ki çocuklarımız sadece karnını doyurmak, üstünü başını giydirmekle büyümez. Asıl mesuliyetimiz; onların kalplerini doyurmak, ruhlarını beslemek, onlara bir yön, bir istikamet kazandırmaktır. Ömer Muhtar’ın şu sözü ne kadar değerlidir:

“Çocuklarınıza sütle birlikte Kur’ân’dan öğütler verin. Boyları büyürken kalpleri ve bakış açıları da büyüsün.”

Âyet-i kerîmede buyrulur:

“Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun!..” (et-Tahrîm, 6)

Bugün Türkiye’nin birçok noktasında Değer Halkaları ismiyle Aziz Mahmûd Hüdâyî Vakfımızın yaygın eğitim çalışmaları devam ediyor. Çocuklarımızı bu güzel çalışmalara yönlendirebiliriz. Her bir yavrumuz; kardeşlik, paylaşma ve muhabbet ikliminde hem Kur’ân öğreniyor hem de hayat yolculuğuna ışık tutacak değerlerle donanıyor. Sevgili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki:

“Çocuklarınıza ikrâm edin ve terbiyelerini güzel yapın.” (İbn Mâce, Edeb, 3)

Tüm bu gayretin devam ettiği yerde, hem yaygın eğitim çalışmalarında bulunan kardeşlerimize hem de velilere bir hatırlatmada bulunmak isterim. Klinik Psikolog Doç. Dr. Mehmet Dinç hocamız şöyle diyor:

“Bu dönemin en büyük problemlerinden bir tanesi şudur: Çok insanı az tanıyoruz. Hâlbuki az insanı çok tanısak hayatımız çok daha güzel zenginleşecek. Çok şeyi az biliyoruz. Bir sürü şey var zihnimizde ama yarım yarım. Dolayısıyla çok şey biliyoruz ama az biliyoruz. Çok şeyi az istiyoruz. Olsa da olur, olmasa da olur. O da olsun, bu da olsun... Hâlbuki az şeyi çok istesek, bütün dikkatimizi, kalbimizi, enerjimizi ona hasredebilsek, hayatımızda pek çok şey düzelecek. Çok istediklerimizle alakalı az bedel ödüyoruz. Az konuda çok bedel ödemeye hazır olsak, hayatımız çok değişecek.”

Kalabalığın içinde sıradan, değersiz biri olduğunu hisseden her çocuk o kalabalıktan uzaklaşarak yalnızlaşır. Bu sebeple yaygın eğitim faaliyetlerinde sayıyı artırmaktan ziyade, kaliteyi ve ilgiyi artırmak en temel hedef olmalıdır. Her çocuğun özel ve biricik olduğunu unutmayalım. Çocuklarla kurulan her bağ, onların dünyasında derin izler bırakır. Onlarla kaliteli vakit geçirmek, bire bir ilgilenmek, isimleriyle hitap etmek, acısını-sevincini paylaşmak; bir kalbi beslemek, aslında temelde bir hayatı şekillendirmek demektir. Netice-i kelâm, ilgilendiğin senindir.

Öğrencilerimizin yaz okullarında edindikleri bilgi ve becerileri kış döneminde de sürdürülebilir hâle getirmeliyiz. Bu hususta ailelerimizin de elinden geleni yaparak gençlerimizi Değer Halkaları’yla buluşturmaları büyük önem taşımaktadır.

Rabbimiz, evlatlarını bu güzel gayretlere yönlendiren ailelerimize sabır, sebat ve bereket versin. Çocuklarımızla özveriyle ilgilenen, muhabbetle emek veren tüm sorumlularımızı da ihlâs, gayret ve muvaffakiyetle desteklesin. Âmin.

Kaynak: Kadir Bekar, Altınoluk Dergisi, Sayı: 476