Kıyâmet Gününde En Kıymetli Nimet

İbadet Hayatımız

Kıyâmet gününde elimizdeki en kıymetli nimet ne olacak? Hak dostları, «kalb-i selîm»in en mühim iki vasfınını nasıl ifade ediyor?

Kıyâmet gününde en kıymetli nimet, Cenâb-ı Hakk’a kulluktur ve O’na dostlukta mesafe alabilmektir. Rabbimiz âyet-i kerîmede şöyle beyân eder:

“O gün (kişiye) ne malın-mülkün faydası olacaktır ne de çoluk-çocuğun. Ancak kalb-i selîm (tertemiz bir kalp) ile Allâh’ın huzûruna gelenler (kurtulacaktır).” (eş-Şuarâ, 88-89)

Ebû’l-Hasan Harakānî Hazretleri buyurur:

“Allah Teâlâ sizi dünyaya temiz olarak getirdi; siz de O’nun huzûruna kirli olarak gitmeyiniz!” (Harakānî, Nûru’l-Ulûm, s. 258)

Hakikaten;

İnsan doğduğu zaman; bulanık bir me’hazdan geldiği hâlde, mis gibi kokar. Bu, onun mâsumiyet ve günahsızlığının getirdiği bir letâfet ve nezâfetin nişânesidir.

Cenâb-ı Hak da; bizim, dünyaya gönderildiğimiz gibi tertemiz kalmamızı, nezih bir hayat yaşayıp lekesiz bir amel defteriyle, yine tertemiz bir hâlde kendisine dönmemizi istiyor.

Lâkin, iki ateşin arasında; kötülükleri emreden nefis ve onu idlâl için uğraşan şeytanın arasında bir imtihan veren insan için, bu selâmeti koruyabilmek oldukça zor bir iştir.

Kalb-i Selîmin 2 Mühim Vasfı

Hak dostları, «kalb-i selîm»in en mühim iki vasfını şöyle ifade etmişlerdir:

Birincisi: Kimseyi incitmemek, kimseden incinmemek. Zira kalp, nazargâh-ı ilâhîdir.

İkincisi: Dünya ve âhiret işleri karşı karşıya geldiğinde âhiret işini tercih etmek.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Temmuz, Sayı: 257