“Kıyamet Günü İnsanların Bana En Yakını, Bana En Çok Salavât Getirendir” Hadisi
“Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât getirendir.” hadisinin kısa açıklaması.
Abdullah b. Mes’ûd’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât getirendir.” (Tirmizî, V itr, 21)
Hadisin Kısa Açıklaması
Salavât getirmek, Allah Resûlü’ne duyulan sevginin ilânı, ona ve sünnetine bağlılığın bir göstergesidir. Sözlü ifadeler destek olma, bağlılığı anlatma veya sevgiyi ifade etmenin en önemli araçlarındandır. Ancak Resûlullah’a bağlanma, ona destek olma sadece sözlü ifadelere indirgenemez. Hz. Peygamber’in insanlara getirdiği mesaj gönüllere hitap ettiği gibi hayata, hayatın pratiğine de yönelikti. Onunla birlikte yaşayanlar fiilleri ve uygulamaları ile bunu yeterli bir şekilde yaptıktan sonra nasıl salavât getireceklerini sormuşlardı. Dolayısıyla salât ve selâmı sadece lafızlara hasretmek, bu şekilde uygulamak Hz. Peygamber’in ona yüklediği mânâyı ifade etmeye yetmez. Dil ile Allah Resûlü’ne salavât okumanın yanı sıra onun getirdiği vahyi desteklemek ve hayat boyunca yaşanır kılmak gerekir.
“Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât getirendir.” (Tirmizî, V itr, 21.) hadisinden de ümmetinin kendisi ile kurduğu sıkı bağ anlaşılmalıdır. Şüphesiz onun sünnetini en çok rehber edinenler, önderliğine en iyi şekilde teslim olanlar, hayatları boyunca onun öğretilerine destek olan ve insanlara anlatmaya çalışan kişiler, ona en çok salavât getiren yani aradaki iman ve gönül bağını en samimi şekilde kuranlardır. Nitekim Peygamber Efendimizin kıyamet günü için Allah ve Resûlü’nün sevgisini hazırladığını söyleyen bir sahâbîye, “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” (Tirmizî, Zühd, 50;
Buhârî, Edeb, 96.) buyurması, ayrıca inananlara cennete girmenin öncelikli yolunun Allah’a iman olduğunu (Müslim, Îmân, 93.) hatırlatması da bu yorumu desteklemektedir. Dolayısıyla sözlü ifadesine önem verilen salavâtın pratiğe dönük, hayatı şekillendiren bir yönü olduğu da ortaya çıkmaktadır.
Kaynak: Diyanet Hadislerle İslam