Karaciğer Nasıl Çalışır?

SIHHAT

400’den fazla önemli görevi bulunan karaciğerin yapısını, görevlerini, safra üretimini, kan şekerini düzenlemesini ve kendini yenileme özelliğini öğrenin.

Karın boşluğunun sağ üst kısmında yer alan karaciğer, 1,5-2 kg ağırlığıyla vücûdumuzdaki bezlerin en büyüğüdür. 400’den fazla vazifesi vardır.

KARACİĞERİN YAPISI VE VÜCUTTAKİ GÖREVLERİ

Akciğerlerdeki gibi “lop” adı verilen dört parçadan meydana gelen karaciğer, ince bir zarla örtülmüştür. Mikroskop altında yapılan incelemeler sonucunda, karaciğerin milyonlarca lopçuktan meydana geldiği görülmüştür. Bu lopçukların aralarında kanallar ve boşluklar bırakılmıştır.

Karaciğerin Damar Ağı

Karaciğer hücreleri çok iş gördükleri için bol kana ihtiyaçları vardır. Bu yüzden karaciğer, çok yaygın bir damar ağıyla örülmüştür. Mide, ince bağırsak ve dalaktan gelen toplar damar karaciğere uğradığı gibi, aorttan ayrılan bir atar damar kolu bilhassa karaciğerin beslenmesi için tahsis edilmiştir.

Karaciğerin Depolama ve Temizleme Görevi

Bu hârika laboratuarın gördüğü işlere kısaca bir göz atarsak, ne kadar titiz, çalışkan ve becerikli olduğunu görürüz. İnce bağırsakta emilerek kan yoluyla gelen besinler, maden tuzları ve vitaminler, karaciğer tarafından depo edilir. İhtiyaç anında derhal vücuda yarayışlı hale getirilerek gereken bölgeye sevk edilir. Glikojene dönüştürülmüş şeker, yağ asitleri ve amino asitler, vücut tarafından kullanılmaya hazır hâlde, karaciğerde bekletilir. Metabolizmik faaliyetler esnasında ortaya çıkan bazı artıklar ve zehirli maddeler parçalanarak zararlı hale gelmeleri önlenir.

Karaciğerin Safra Üretimi

Karaciğer, safra denen salgıyı çıkarır. Karaciğer hücreleri tarafından imal edilen safra, hücre aralarındaki kanalcıklardan süzülerek safra kanalı vasıtasıyla on iki parmak bağırsağına dökülür. Bağırsakları nemli tutarak emilmeyi kolaylaştıran ve yağların sindirimine yardımcı olan safra, ayrıca karaciğer hücreleri tarafından süzülen zehirleri, bağırsak yoluyla dışarı atar. Salgılanan safranın bir kısmı safra kesesinde depo edilir. Ameliyatla safra kesesi alınan hastaların sindirim sistemi, yağlı gıdaları hazmedemediğinden, birçok yiyeceği bu hastalar yiyemez.

Karaciğer hücreleri safrayı, karaciğerde ölen alyuvar hücrelerinden imal ederler. Demek ki alyuvar hücreleri kandaki vazifelerini bitirdikten sonra başıboş bırakılmamakta, bu defa kendilerine daha başka bir vazife verilmektedir. Bütün evrende olduğu gibi insan vücûdunda da en küçük bir israf görülmüyor.

Karaciğerin Kan Şekerini Düzenlemedeki Rolü

Kan şekerini ayarlama vazifesi de karaciğerin üzerindedir. Beyindeki şeker ayarlama merkezinin talimatlarına göre çalışan böbrek üstü bezi ve pankreasın salgıları, karaciğerin glikoz üretme faaliyetini idâre eder. Bu mekânizmanın düzenli çalışmaması halinde, meselâ karaciğer fazla miktarda şeker imal ederse, şeker hastalığı meydana gelir.

Karaciğerin Kendini Yenileme ve Kan Yapımındaki Rolü

Karaciğerin kendi kendini onarma kabiliyeti de vardır. Bir kısmı alınsa, kalan diğer hücreler hızlı bir şekilde çoğalarak eksik kısmı tamamlarlar. Karaciğerin ayrıca kansızlığı önleyen B12 vitamini ve zaman zaman akyuvar imâl etme vazifesi de vardır.

Böyle fevkalâde mühim vazifeler üstlenen bu hârika organı biz yapmadık ve biz çalıştırmıyoruz. Bizim haberimiz olmadan kendisi 400’ü aşkın vazifeyi hiç aksatmadan yerine getiriyor. İnsanın bütün organları gibi karaciğer de Allah’ın hârika bir yaratığıdır.1

Dipnot:

  1. Mustafa Nutku ve ark., a.g.e., s. 51-54.

Kaynak: Prof. Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları