Kalpten Kalbe Bir Akım Vardır!
"Kalpten kalbe bir akım vardır." sözünden kasıt nedir? Nasıl anlamalı ve amel etmeliyiz? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi anlatıyor.
Kalpten kalbe bir akım vardır. Nasıl ki ışınlar; röntgen, alfa, beta, gama vs. ve güneşten gelen, daha yukarılardan gelen birtakım ışınlar varsa; bunlar bir zamanlar yoktu. Saniyeler içinde bir “alo” diyorsun, on binlerce kilometre ses gidip geliyor. Cenâb-ı Hak bu iletişimi vermeseydi olmazdı. Cenâb-ı Hak: Sâdıklarla beraber olun.” buyuruyor. (et-Tevbe, 119) Demek ki sâdık kalplerden çıkan o in’ikâsı almak lâzım.
Efendimiz’in sohbetlerinde sanki başımızda bir kuş var da kıpırdasak uçacak zannederdik. Bu, Efendimiz’den gelen güçlü bir mânevî tesirdir. Allah korusun, diğerlerinden de kötü bir enerji gelir. Onun için Efendimiz, “Muhassır” denilen vadiden geçerken oradan hızlıca geçmiştir. “Cenâb-ı Hak burada Ebrehe ordusunu kahretti.” buyurmuştur. (Nevevî, Şerhu Müslim, XVIII, 111; İbn-i Kayyım, II, 255-256)
Yine Semûd kavminin bulunduğu yerde su almayı Efendimiz men etmiştir. “Binlerce sene geçmiş, burada Allâh’ın kahrı tecellî etmiştir.” buyurmuştur. Onun için beraber gezdiğimiz yerlerde, gittiğimiz mekânlarda; tâbir-i câizse şeytanın cirit attığı yerlerden uzak kalmamız gerekir ki kalbî hayatımızı koruyalım.