Kadir Gecesi'nin Fazileti ve Önemi Nedir?

RAMAZAN ÖZEL

Kadir Gecesi'nin fazileti ve önemi ile ilgili hadisi şerif ne buyuruyor? Kadir Gecesi'nin hakikatleri nelerdir? Sahabe-i kiram Kadir Gecesi'ni nasıl karşılarlardı?

Bin aydan daha hayırlı bir ecir ve mükâfat ikrâmı olan bu geceyi ihyâ edene verilen müjde de şöyledir:

“Kadir Gecesi’ni, fazîlet ve kudsiyetine inanarak ve sevâbını yalnız Allah’tan bekleyerek ibâdet ve tâatle geçiren kimsenin -kul hakkı hâriç (kul borçları da hâriç)- geçmiş günahları bağışlanır.” (Müslim, Müsâfirîn, 175)

KADİR GECESİ'NİN HAKİKATLERİ

Kadir Gecesi’ni tefekkür ettiğimizde şu hakikatleri temâşâ ederiz:

  • Cenâb-ı Hakk’ın sonsuz keremi, müthiş cömertliği… Her cömert zât, kendi imkânları nisbetinde cömertlikte bulunur. Yerlerin ve göklerin hazinelerinin yegâne sahibi olan Cenâb-ı Hak; bir gecede bin aydan, yani 83 seneden daha üstün, 30.000 geceden daha fazla ecir veriyor.

Bu büyük cömertlik karşısında, nankör olmamak îcâb eder.

  • Rabbimiz bu muhteşem lütuf ve ihsânı iki vesile ile bahşediyor:

-Fahr-i Kâinât Efendimiz ve

-Kur’ân-ı Kerim.

Demek ki;

Cenâb-ı Hak, Rasûlullah Efendimiz’i ne kadar çok seviyor ki, O’na ve O’nun ümmetine böyle büyük bir ikramda bulunuyor!

Cenâb-ı Hakk’ın Rasûlullah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e olan sevgisi, muhabbeti ve ümmetini de bundan müstefîd etmesinin bir bereketi ve lutfudur bu. Âyet-i kerîmede buyurulur:

لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِن۪ينَ

“Andolsun ki; Allah mü’minlere, kendi içlerinden (…) bir Peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur.” (Âl-i İmrân, 164)

Cenâb-ı Hak; Kadir Gecesi ikrâmını, Kur’ân-ı Kerîm’in kıymetini idrâk edeceğimiz bir irtibatla, Kur’ân’ın nüzûlüyle alâkalı olarak bahşediyor.

O hâlde;

Cenâb-ı Hakk’ın lütuf ve ihsanlarına nâil olmak için; dâimâ O’nun en çok değer verdiği bu iki kıymete, Rasûlullâh’a ve Kelâmullâh’a çok büyük ihtimam göstermeliyiz.

Kur’ân’ın indiği gece kıymet kazandı; öyleyse biz de gönüllerimize, hayatımıza, hânemize, evlâtlarımıza Kur’ân-ı Kerîm’i hâkim kılalım ve o kıymetten nasipdar olalım.

YANLIZCA EFENDİMİZE VERİLEM İKRAM

Kadir Gecesi ikrâmı; cümle enbiyâ içinde, yalnızca Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’e lutfedildi.

Öyleyse;

-Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in;

  • Kıymetini idrâk etmeye gayret edelim.
  • O’na muhabbet ve ittibâda kusur etmeyelim.
  • O’na salât ü selâm getirmekle gönüllerimizi ve dudaklarımızı feyizlendirmeyi hiç ihmal etmeyelim.
  • O’nun mukaddes emânetlerine sahip çıkalım.
  • Bizi bekleyeceği mahşer yerinde O’nu mahcup etmeyen, bilâkis tebessüm ettiren birer ümmet olma gayretinde olalım.

Sahâbe-i kiram efendilerimiz; Kadir Gecesi’nin, Rasûlullah Efendimiz’in ve Kur’ân-ı Kerîm’in yüce kıymetini bildiler. O muhteşem ikramları, sadece zihinleriyle tefekkür etmediler. Kalplerindeki samimiyetle yaşayarak idrâk ettiler. Yaşadıkça kalp âlemlerinde ufuklar açıldı, böylece dünya nimetleri gözlerinden ve gönüllerinden silindi. Ashab; bütün dünya nimetlerini, ancak ve ancak âhiret için bir malzeme olarak kullanmaya başladı. Canını, malını, evlâdını ve her şeyini Allâh’a adadı. Bu idrâk ile sahâbe-i kiram gökteki yıldızlar gibi müstesnâ şahsiyetler oldu.

Bu büyük Kadir Gecesi ikrâmına büyük bir hazırlık îcâb eder:

  • Evvelâ Ramazân-ı şerîfe iki ay evvelinden kalben hazırlanmalı.
  • Ramazân’ın ilk 20 gününü, son on gününe bir basamak teşkil edecek şekilde ihyâ etmeli.
  • İbâdetleri, infakları ve kalbî kıvâmı terfî ettire ettire bilhassa son on günü karşılamalı ve tekâmül etmiş bir gönül ile tek gecelere ehemmiyet vermeli ve bunların içinde de 27’nci geceyi en güzel şekilde idrâk etmeye gayret etmelidir.