Kâbe’den Daha Kıymetli: Mü’minin Değeri ve Hüsnüzan Ahlâkı
Kâbe’den daha kıymetli olan ne? Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mü’minin değeri, malı ve canının hürmetine dair ibretlik sözleriyle cevap veriyor.
Abdullâh bin Amr -radıyallâhu anh-’ın naklettiğine göre Fahr-i Kâinât Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-, bir tavaf esnâsında Kâbe’ye hitâben şöyle buyurmuştur:
MÜ’MİNİN DEĞERİ, MALI VE CANI: KÂBE’DEN DAHA AZİZ
“Sen ne kadar temizsin, kokun da ne güzel! Sen ne yücesin, senin hürmetin de ne büyük! Muhammed’in nefsini elinde tutan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun ki, bir mü’minin Allâh katındaki kıymeti, senin kıymetinden daha büyüktür. Mü’minin malının ve kanının hürmeti de böyledir. Biz, mü’minler hakkında sâdece hüsn-i zanda bulunuruz.” (İbn-i Mâce, Fiten, 2)
Hadîs-i şerîf muktezâsınca, mü’minlere karşı hüsn-i zan beslemek, mühim bir İslâmî esastır.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları