İstimna Nedir?

NE NEDİR?

El ile cinsel tatmin (istimnâ-mastürbasyon) nedir?

İnsanın el ile oynama veya başka bir şeyle kendi kendini cinsel yönden tatmin etmesine “istimnâ, (mastürbasyon)” denir.

Yüce Allah, canlıları çift çift yaratmış ve türün sürekliliğini erkeğin dişisi ile birleşmesi ilkesine bağlamıştır. Diğer yandan cinsel birleşmeye üstün bir zevk ve lezzet duygusu vererek iki cinsi birbirine karşı çekici kılmıştır. Bu yüzden el ile tatmin de sünnetullaha aykırı bir fiildir.

Kur’ân’da, eşiyle meşru cinsel ilişki dışına çıkanlarla ilgili; “Kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar sınırı aşan kimselerdir.”[1] ayetinde “sınırı aşanlar” kapasamına “istimnâ” girer mi?

İslâm fakihlerinin çoğunluğuna göre, bu ayetteki “sınırı aşma” eş ve cariye dışında başka kadınla birleşmeyi kapsar, bu sebeple istimnâ bu birinci derecedeki haramlar arasında sayılmaz.

Bazı Hanefî ve Hanbelî bilginleri eşi olmayan birisinin, alışkanlık hâline getirmemek şartıyla bu sıkıntısını giderebileceğini söylemişlerdir. Ancak bunu, zinaya düşme tehlikesini kaldırmak ve zihni fazla meşgul etmemek için, açık bırakılan bir zarûret kapısı olarak düşünmek gerekir. Çünkü istimnânın doğrudan helâl olduğunu söyleyen bir İslâm bilgini olmamıştır. Bu, iki şer arasında kalan kimsenin daha hafif olanını tercih etmesine benzer.[2]

İbn Âbidin (ö.1252/1836) bu konuda şöyle demiştir: “Sırf zevk için şehvetini gidermek üzere el ile meniyi getirmek haramdır. Ancak şehveti kendisine galebe çalıp da karısı veya cariyesi bulunmadığından şehvetini teskin için bunu yaparsa, günahkâr olmayacağı umulur. Hatta Ebû’l-Leys es-Semerkandî (ö.373/933) şöyle demiştir: Böyle bir kimse zina edeceğinden korkarsa, el ile meni getirerek şehvetini teskin etmesi vâcip olur.”[3]

Ahmed b. Hanbel’e göre meni, kan aldırmak gibi vücuttan dışarı atılması gereken bir fazlalıktır. Ancak bunun dışarıya atılması, zinaya düşme korkusu ve evlenmeye güç yetirememe hallerinde caiz olabilir.[4]

Bununla birlikte, mü’minlerin evlenip düzenli aile yuvası kurması, buna imkân bulamayan gençlerin ise sünnete uyarak oruç tutması ve özellikle insanı cinsel yönden tahrik eden ortamlardan uzak durması daha hayırlıdır.

Dipnotlar:

[1] Mü’minûn, 23/7. [2] bk. Mecelle, mad, 29, 21, 22, 27, 28, 902. [3] İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, İstanbul, 1984, II, 399, IV, 27, 28. [4] Kardâvî, el-Halâl ve’l-Harâm, el-Mektebetü’l-İslâmiyye, 1973, s. 166.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları