İşten Habersiz Ayrılan Kişi Kanunen Hakkı Olmayan Tazminatı Alması Caiz mi?
İşten habersiz ayrılan kişi kanunen hakkı olmayan tazminatı alması caiz mi? Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Tazminat meselesi, işten ayrılma ve benzeri meseleler; çalışan insanların işverenle işçi arasındaki anlaşmaya, sözleşmeye bağlı olan şeylerdir. Bazen bu sözleşmelerde taraflara tanınan bir inisiyatif olur. Bazen de devlet bu tür şeyleri tarafların inisiyatifinin üzerinde kanunlarla, yönetmeliklerle belirler. Her halükarda eğer açıkça taraflar arasında yapılan bir sözleşme yoksa; tarafların hukukunu, bölgede mevcut olan yerleşik gelenek, görenek ve adetler düzenleyici bir hukuk normu mahiyetindedir.
İşten Habersiz Ayrılan Kişi Kanunen Hakkı Olmayan Tazminatı Alması Caiz mi?
Eğer mevzuatta; bir iş yerinden izinsiz olarak ayrılan ve bu ayrılması sebebiyle de iş yerinin bir zarara düşmesi söz konusu olan durumlarda işverenin tazminatsız olarak işçinin iş akdini feshedebilir şeklinde bir düzenleyici madde varsa ve bunun aksini de konuşmamışlarsa (yani "Ben burada çalışırım, istediğim zaman ayrılırım. Ayrıldığımda da kaç sene çalışmışsam o kadar yıllık biriken tazminatımı alırım" diye bir beyanda bulunmamışsa) işçi olan kardeşimiz için burada düzenleyici olan bu yönetmeliklerin gereği yerine getirilir.
Fakat bunların bütün hepsinin ötesinde Cenab-ı Allah, Kur'an-ı Kerim'de birbirimizden ayrılacağımız zaman kavgayla dahi olsa -nitekim Musa Aleyhisselam'ı Firavun'a Cenab-ı Allah gönderiyor; Firavun'a kardeşi Harun'la beraber Musa Aleyhisselam gidiyor ve ona "yumuşak konuşun" diyor (Taha Suresi, 44. Ayet)- yani netice almaya, sonuç almaya yönelik tatlı dille konuşun diyor. Ve yine meramınızı anlattınız, karşı taraf sizi kabul etmedi; orada da Kur'an'ın "güzelce ayrılın" hükmüyle (Müzemmil Suresi, 10. Ayet) ayrılırken güzel ayrılmak, tatlı ayrılmak gerekir. Karşılıklı olarak birbirimize insanız, haklarımız geçiyor. Bu hakları helalleşmek suretiyle sonlandırarak ayrılmak lazım.
Belki herkes kendi tarafından kendini haklı görebilir ama kıyamet gününde zerre miktarı zulmün, hayrın veya şerrin karşılığını göreceğimizi bize Kur'an-ı Kerim haber veriyor (Zilzal Suresi, 7-8. Ayetler). Böyle tehlikeli bir durumla karşılaşmamak için asıl olan helalleşmektir. Asıl olan karşılıklı olarak haklarımızı helal etmektir. Bunun için de hem işverenin hem işçinin dikkatli olması lazım gelir. Binaenaleyh bu tür ilişkilerde işveren daha güçlü bir durumda olduğu için, kimsenin "Efendim, alacağı tazminatı vesaireyi kanunlar bana bu hakkı veriyor" diyerek suistimal etmesi doğru olmaz. Asıl olan helalleşerek "Bize şu kadar emeğiniz geçti, Allah razı olsun, hakkınızı helal edin. Şu da size ödememiz gereken miktar" diyebilmektir.