İşsizim, İş Bulamıyorum Bu Kader Midir?
İşsizim, iş bulamıyorum. Bu kader midir?
"İş bulamıyoruz" ifadesini ben yerinde, doğru bir tanım olarak görmüyorum. Şunu dese kardeşlerimiz buna katılıyorum: "İstediğim işi bulamıyorum, bana uygun gördüğüm işi bulamıyorum" dese tamam ama yani bir insan iş gayretiyle yola çıksa Cenab-ı Allah 3 ay, 5 ay, bir sene, 2 sene belki bir iş öğrenene kadar sıkıntısını çeker ama ondan sonra yolunu bulur. Su yolunu bulur. O da rahat eder, etrafı da rahat eder, huzur bulur. Binaenaleyh insan kendini iyi konumlandırabilmeli, iyi tahlil edebilmeli. Nerede durduğunu iyi gözlemleyebilmeli. Bunu bazen insanın kendisi yapamayabilir. Bu noktada yardım almalı. Yani insan kendindeki hastalığı göremediği için doktora gidiyor. Bu anlamda da doktora gitmeli. Ben mesela işte geçen bir kardeşimiz için aracı oldum. CV'sini verdim. Bu işlerde uzman olan, insan kaynaklarında uzman olan bir kardeşimize... Dedi ki: "Hocam, bu kardeşimizin şöyle şöyle problemleri var. Şunu yapması onun için en uygun olan, en ideal olandır." dedi. Sonra bir baktım yani adam uzaktan bile çok yerinde teşhislerde bulundu. Sadece CV'sine bakarak, CV'ye koyduğu fotoğrafa bakarak, arkadaşın çalıştığı, girdiği, çıktığı yerlere bakarak onunla ilgili bir tespitte bulundu.
İşsizim, İş Bulamıyorum Bu Kader Midir?
Dolayısıyla şimdi kardeşimiz, "Ya bu bir takdir midir? Annemin evinde oturuyorum, babamın evinde oturuyorum, annemin babamın işte kazandığını yiyorum, bu bir kader midir vesairedir filan" diye soruyor ya. Kader; her şey kaderdir. Yani çalışsan da kaderdir, çalışmasan da kaderdir. Gayret etsen de kaderdir, gayret etmesen de kaderdir. Kader diye sorgu sualden kurtulacağını zannediyorsa bir insan, boş beleş bir kuruntu içerisine girmiş demektir. Kader farklı bir şey. Kader bizim anlayabileceğimiz bir şey değil. Ama ben bu kardeşimize şunu tavsiye ederim: Hakikaten çevresinde bildiği, tanıdığı, insan kaynakları işi yapan birileriyle otursun kendisini şöyle bir tahlil ettirsin. Ben ne iş yapabilirim? Ne tür işler yapmak benim için uygundur? Belki de ona hiç farkında olmadığı çözümler gösterilecektir. Onun için yani böyle "Bu senin kaderindir, yat aşağıya" demek bir çözüm değildir. Biz neyin bizim hakkımızda kader olduğunu bilmediğimiz için Cenab-ı Allah "De ki: Çalışın." (Tevbe Suresi, 105. Ayet) ey habibim, çalışın ümmet-i Muhammed, çalışın diyor. Allah boş oturun demiyor. Binaenaleyh bu çalışma mefhumu nerede tahakkuk ediyor diye bunun araştırmasını, çalışmasını yapmak da bize düşüyor. Bununla ilgili etrafımızdan da yardım almamız lazım. Çalışmayı da illa gittiğim yerde bana işte 100.000 lira, 200.000 lira maaş verecek olarak değerlendirmemek lazım. Karın tokluğuna bile olsa boş durmaktansa çalışmayı tercih etmek lazım. Çünkü insan boş durdukça, tembelliğe alıştıkça artık iş yapamaz hale geliyor ve böyle boş denklemlerin içerisinde kendini görmeye başlıyor. Ben işte "Ben her işi yapmam, ben ancak şöyle çok özel bir iş olursa yaparım, e olmazsa o zaman yatarım." Bu bir çözüm değil. Allah muhafaza eylesin. Tembellik mikrobu bulaştı mı bir insana kolayına temizlenmiyor. Bunun için gayret etmek lazım. Allah bütün hepimize, bütün ümmet-i Muhammed'e yardım etsin. Hakikaten işi olmayan birine iş bulabilmek de ayrı bir kabiliyet, ayrı bir sevap. Bu noktada da ümmet-i Muhammed'in birbirine yardımcı olması lazım. Yani buradan da müsaadeniz olursa bir şey söylemek isterim. Efendimiz (s.a.v.)'in bir hadisi var: "Helal ve temiz yemeği müttakiler yesin." (Buhari, Buyu, 2) diyor. Yani insan çalıştırdığı kimselerin de Allah'a kulluklarının yerinde olmasını hedeflemesi lazım. Yani ben burada bir istihdam alanı oluşturuyorum, bir iş imkanı doğuyor. Bu iş imkanından da elimden geldiğince kardeşlerim istifade etsin diye bir niyetle hareket etmesi gerekiyor. Efendim "Ben ne kadar daha ucuza adam çalıştırabilirsem o kadar benim kârıma, üstünü de hayır hasenat yaparım" diye bir mantıkla hareket etmesi doğru değil. İnsan para kazandırdığı yerin de, para kazandığı yerin de takva temelli olmasına dikkat etmeli. Allah hepimizi muvaffak etsin diye dua ederiz.