İslam’da Kârın Sınırı Var mıdır?

Sorularla İslam

Kâr miktarı için bir sınır var mıdır? Alışverişte kâr ne kadar olmalıdır?

Âyet ve hadislerde ticaret ve kazançtan genel olarak söz edilmiş ve ekonomik hayatın belirli prensiplere göre, kendi tabiî kuralları içinde yürümesi istenmiştir. Kârın da tabiî ve ahlâkî ölçüler içinde oluşması esas alınmıştır. Ancak serbest rekabet esasını korumak ve insanların temel ihtiyaçlarının istismarına engel olmak üzere de gerekli önlemler alınmıştır. Faizin, karaborsacılığın, yalan ve hilenin yasaklanması, karşılıksız kazanç yollarının kapatılması ve gerektiğinde narha başvurulması bunlar arasında sayılabilir.

ALIŞVERİŞTE KÂR NE KADAR OLMALI?

Buna göre İslâm’da, alış-verişlerde çeşitli mallara, yüzde hesabiyle bir kâr haddi belirlenmemiştir. Genel olarak arz ve talep kanunlarına bağlı, serbest rekabet esasları içinde kendiliğinden oluşacak fiyatlar ölçü alınmıştır. Allah Elçisi’in, piyasa fiyatlarına müdahale etmesi ve kâr sınırlarını belirlemesi için yapılan başvurulara verdiği şu cevap modern ekonomi için de anlamlıdır: “Şüphesiz, fiyat tayin eden, darlık ve bolluk veren, rızkı veren Allah’tır. Ben, sizden birinizin mal ve can konusundaki bir haksızlıktan dolayı, hakkını benden ister olduğu halde Rabb’ime kavuşmak istemem.” [1]

Ancak şunu hemen belirtelim ki, satım akdinde yüzde üzerinden belirli bir kâr sınırının konulmaması, satıcının dilediği fiyata satış yapabileceği anlamına gelmez. Yalan yere yemin, malın ayıbını gizleme, malda bulunmayan niteliklerle malı övme, mâliyeti yüksek gösterme, mal darlığından yararlanma gibi yollarla müşteriyi etkileyerek piyasa fiyatının üzerine çıkmalarda “fâhiş fiyat” söz konusu olur. Burada hakkı olmayan fazlalık satıcıya meşru olmaz.

Dipnot:

[1] Ebû Dâvud, Büyû’, 49; Tirmizî, Büyû’, 73; İbn Mâce, Ticârât, 27; Ahmed İbn Hanbel, II, 327.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları