İslam'da Boşama Nasıl Olur?

Aile Hayatımız

Bir erkeğin eşini boşaması, ya açıkça “Seni boşadım!” şeklinde bir ifade ile gerçekleşir ya da “Senden ayrıldım, artık sen bana haramsın! Çık, git! Evi terk et! Annenin-babanın evine git!” gibi boşanmayı çağrıştıracak kinâyeli sözlerle olur.

Yukarıdaki bu ifadeleri sadece sözlü olarak dile getirmek değil, yazılı (mektup, mail vb.) veya anlaşılır (dilsiz ve sağırların yaptığı gibi) işaret yoluyla yapmak da aynı hükme, yani boşanmaya sebep olur.

Bu manaya gelecek sözlerin şakayla, sarhoşken veya öfkeli bir durumda söylenmesi bir şey değiştirmez. Yani hepsi boşanma hükmünü doğurur.

BOŞANMAYI GEREKTİREN SÖZLERDE EVLİLİĞİN DEVAMI NASIL SAĞLANIR?

Eğer erkek, hanımına, boşanmayı gerektiren sözlerden birini söylemişse, geri dönülebilir şekilde (ric’î talak ile) eşinden boşanmış olur. (Bkz: el-Bakara, 229) Şayet iddet süresi bitmeden eşine tekrar dönerse, mehir, nikâh yenileme gerekmeden, kocanın tek taraflı iradesiyle evlilik devam eder.

Ancak bu durum üçüncü kez tekrarlanmışsa, artık eşler birbiriyle bir daha evlenemez şekilde (bâin talak ile) boşanmış olurlar. (Bkz: el-Bakara, 230) Bu eşlerin bir araya gelmesinin tek yolu, kadının başka birisiyle yapacak olduğu ve normal bir evlilik hayatı geçireceği nikâhtır. Kadın, başka bir erkekle evlenip fiilî bir evlilik hayatı geçirdikten sonra o adamdan boşanıp iddet bekler, ardından dilerse ilk kocası ile tekrar evlenebilir. Buna “Hulle” adı verilir. (Bkz: el-Bakara, 230) Aksi hâlde üç defa kendisinden ayrıldığını söylemiş olan birisiyle aynı çatı altında yaşamaya devam etmesi haramdır. Onlar, kaç yıllık evli olurlarsa olsunlar ya da kaç çocukları olursa olsun, artık birbiriyle bir araya gelmeleri, oturup kalkmaları haramdır. Birbirlerine karşı, tıpkı dışarıdaki yabancı erkek ve kadınlar gibidirler.

Bu husus çok önemlidir ve âyet-i kerîmelerle açıkça ifade edilmiştir. (Bkz: el-Bakara, 229-230) Böyle bir durumda olan insanların, konu komşu ne der diyerek ya da birtakım mazeret ve bahanelerle aynı çatı altında yaşamaya devam etmeleri câiz değildir.

SÜNNETE UYGUN BOŞANMA

Boşanma niyetinde olan bir erkeğin hanımını, âdet döneminde değil de, temizlendiği dönemde cinsî birliktelik olmaksızın bir kere boşama hakkını kullanması, sünnete uygun bir boşama şeklidir. Eğer ciddi ve kararlı ise, ikinci ay yine âdet döneminin geçmesini bekler, temizlik döneminde birlikte olmaksızın boşanma lafızlarını tekrar eder. Üçüncü ay da âdet dönemi tamamlanıp temizlik döneminde boşayacağını söylediği andan itibaren “sünnete uygun bir tarzda” (Sünnî Talak) ve bir daha dönülmez şekilde boşanmış olurlar. Bu durum, iki tarafın birbirinden ayrılmaya dayanıp dayanamayacaklarını, gerçekten aralarında sevgi ve bağlılığın tamamıyla bitip bitmediği tesbit etmeleri içindir.

Ancak bir insan, âdet döneminde veya birlikte oldukları bir temizlik döneminde boşanma ifadelerini kullanmışsa, bu boşama da gerçekleşmiş sayılır. Ancak sünnete uygun olmadığı için “Bid’î (Bid’at olan) Talâk” diye isimlendirilir.

İslâm âlimlerinin çoğu, bir defada üç talak hakkının birden kullanılmasıyla da “bâin talak”ın (beynûnet-i kübrâ) gerçekleşmiş olduğunu kabul etmiştir. Bu hâldeki bir hanım, başka bir erkekle evlenerek cinsî birlikte bulunmadığı ve ondan ayrılıp iddet beklemediği (Hulle) müddetçe ilk eşiyle birlikte olamaz.

Kaynak: Melike Şahin, Şebnem Dergisi, 129. Sayı, Kasım 2015