İnsan Da Bu Cihan Da Fânîdir
Cenâb-ı Hakka sığınan, takvâ ile istikamet üzere yaşayanların dünya ve ahiretteki mükâfatları...
Bütün nimetler, insanın aslî vazifesini idrâk etmesi için verilmiş tefekkür ve teşekkür malzemeleridir.
FÂNÎDEN BÂKÎ’YE
Çünkü insan da, bu cihan da fânîdir.
İnsan, bu cihanı terk edip ölümle başlayan bir yolculuğa girecektir. İnsan, ölümden korkar ve fâniliği istemez. Ancak kaçacak yer yoktur. O hâlde insan;
“Allâh’a koşun...” (ez-Zâriyât, 50) hitâbından nasîb alarak, rahmet-i ilâhiyyeyi yegâne sığınak ve barınak kabul etmelidir.
MELEKLERİN YARDIMI 3 YERDE TECELLİ EDER
Cenâb-ı Hak; kendisine sığınanlara, takvâ ile istikamet üzere yaşayanlara, ölüm ve ötesinde yardım eder. Âyet-i kerîmede buyurulur:
“Şüphesiz, «Rabbimiz Allah’tır.» deyip, sonra (Allah Rasûlü’ne tâbî olarak istikamet üzere yaşayanların) dosdoğru yolda yürüyenlerin üzerine melekler iner. Onlara; «Korkmayın, üzülmeyin, size va‘dolunan cennetle sevinin!» derler.” (Fussilet, 30)
Müfessirlerin ifadelerine göre, meleklerin istikâmet ehli müʼminlere bu yardımları, üç yerde tecellî eder:
- Ölüm esnâsında,
- Kabirde ve
- Baʻs yani yeniden diriliş esnâsında.
Yine bazı müfessirlere göre;
Melekler, istikamet ehli insanlar hayattayken dînî ve dünyevî meselelerle karşılaştıkları zaman, onların sadırlarını genişletip ferahlık vermek ve bazı ilhamlarda bulunarak onlardan korkuyu ve hüznü gidermek için inerler. (Âlûsî, Rûhu’l-meânî, XII, 372)
Îmân anahtarı olan bir tefekkür için de insanda böyle bir inşirâh lâzımdır.
Mahlûkātı tefekkür, insanda bu derin ve rakik hissiyatı meydana getirmelidir. Aksi hâlde insan, gaflet ve dalâlette hayvanlardan da beter bir derekeye yuvarlanır. Şu tespitler, hayvanların Cenâb-ı Hakk’a tevekküllerini tefekkür ettirmektedir:
“Bilindiği üzere; şimdiye kadar hiçbir kuş, komşusundan daha çok sayıda yuva yapmaya uğraşmadı. Şimdiye kadar hiçbir tilki, saklanacak tek bir deliği olduğu için üzülmedi. Şimdiye kadar hiçbir sincap bir yerine iki kış yetecek kadar ceviz toplayıp saklamadığı için endişeden ölmedi ve hiçbir köpek yaşlılık yılları için birikmiş kemiği olmadığı gerçeği üzerine, uykusuz geceler geçirmedi.”
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mekteb-i Âlem, Kâinat, İnsan ve Kur’ân, Yüzakı Yayınları