İmâm Mâlik Nasıl Hadis Rivâyet Ederdi?
Abdullah Sert Hocaefendi, Şifâ-i Şerif’ten naklediyor: İmâm Mâlik, hadis rivayetinde neden böylesine titizdi? Resûlullah’ın sözlerine nasıl bir edep ve saygı gösterirdi?
İMÂM MÂLİK’İN HADİS RİVAYETİNDE HAYRAN BIRAKAN TİTİZLİĞİ
İmâm Mâlik’in talebesi Mus’ab ibni Abdillah (v. 236/850) şöyle demiştir:
“İmâm Mâlik, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden hadis rivâyet edeceği zaman abdest alır, kendine çeki düzen verir, özel elbisesini giyer, ondan sonra rivâyette bulunurdu.” Mus’ab sözüne şöyle devam etti:
“İmâm Mâlik’e niçin böyle yaptığını sordular. O da: ‘Çünkü rivâyet edeceğim şey, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin hadisidir’ dedi.” (Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ, VI, 318.)
İmâm Mâlik’in talebesi Mutarrif ibni Abdillah da (v. 220/835) şöyle derdi:
“İnsanlar İmâm Mâlik’ten ilim öğrenmek için evine gittiği zaman, kapıya hizmetçi çıkar ve gelenlere, ‘Üstâd; hadis rivâyet etmesi için mi, yoksa kendisine dinî bir soru sormak için mi geldiğinizi öğrenmek istiyor’ derdi. Eğer gelenler dinî bir soru sormak için gelmişlerse, İmâm onları bekletmeden, üzerindeki kıyafetle yanlarına çıkardı. Şâyet hadis öğrenmek için gelmişlerse, önce bir boy abdesti alır, güzel koku sürünür, yeni elbiselerini giyer, sarığını sarar, Arapların âdeti üzere ridâsını başına alır, ağırbaşlı ve saygı uyandıran bir edâ ile dışarı çıkıp kendisi için hazırlanmış olan kürsüye gelip otururdu. Hadis rivâyeti sona erene kadar yanan bu hurdanlıktan da etrafa güzel kokular yayılırdı.”
Bir başka râvinin anlattığına göre, İmâm Mâlik o kürsüye, sadece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden hadis rivâyet edeceği zaman otururdu.
İmâm Mâlik’in yeğeni İsmâil ibni Ebî Üveys’in (v. 226/841) naklettiğine göre Mâlik ibni Enes’e, hadis rivâyet ederken neden böyle yaptığını sordular. O da şu cevâbı verdi:
“Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin hadisini yüceltmeyi seviyorum. Ben, hadîs-i şerîfi tertemiz bir hâlde ve saygı uyandıran bir edâ ile rivâyet ederim.” (Ebû Nuaym, Hilyetü’l-evliyâ, VI, 318.)
İsmâil ibni Ebî Üveys sözüne şöyle devam etti:
“İmâm Mâlik yolda yürürken, ayaktayken ve telaşlıyken hadis rivâyet etmezdi. O, ‘Ben talebenin Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin hadisini iyi anlayıp kavramasını arzu ederim’ derdi.”
Kaynak: Kadı İyaz, Şifa-i Şerif