İhtiyar Oduncunun Kulluk Sırrı

Kıssâlar

İhtiyar oduncunun kerâmeti ve kulluk anlayışı üzerinden, Hak katında makbûliyetin sırrını anlatan ibretlik bir hikâye.

Büyüklerden biri, arkasına odun yüklenmiş, güçlükle yürüyen bir ihtiyara rastladı.

İHTİYAR ODUNCUNUN KERÂMET VE KULLUK DERSİ

Onun hâline bakarak:

“–Ey ihtiyar! Senin rızık verici olan Allâh’a îtimâdın kalmadı mı ki şu yaşında hâlâ bu mihneti çekiyorsun? Yoksa sana bakacak kimse yok mu?” dedi.

İhtiyar oduncu, muhâtabının mânevî idrâk eksikliğini gidermek için gözlerini semâya kaldırıp ellerini açarak:

“–Yâ Rabbi! Şunları altına dönüştür!” der demez odunlar altın oluverdi.

Bu kerâmeti gören zât, bu defa şaşkınlıkla:

“–Böyle bir mertebeye ulaşmış bir kimse, niçin odun taşıyor?” diye sordu.

İhtiyar oduncu dedi ki:

“–Evlâdım, bunu nefsimin beni kul olarak bilmesi ve kulluk dâiresinin dışına çıkmaması için yapıyorum. Zîrâ Hak katında makbûliyet, kulluktaki istikâmet nisbetindedir...”

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları