İbretlik Bir İsar ve Kardeşlik Kıssası
Sahâbe-i kiramdan Ubeydullah bin Abbas -radıyallâhu anhümâ- ve bir bedevi arasında geçen, boğazınız düğümlenerek okuyacağınız bir isâr ve kardeşlik kıssası.
Hadîs-i şerifte; başka hiçbir gölgenin olmadığı mahşer yerinde, Arş’ın gölgesinde gölgelendirilecek yedi zümreden birinin de;
- Birbirlerini Allah için seven, bir araya gelişleri ve ayrılışları bu muhabbetle gerçekleşen iki mü’min olduğu bildirilmiştir. (Bkz. Buhârî, Ezân, 36)
Tarihimiz bu kardeşlik yolunda sergilenen büyük fedâkârlıklarla doludur. Birkaç misal:
Sahâbe-i kiramdan Ubeydullah bin Abbas -radıyallâhu anhümâ- bir sefere çıkmıştı. Yanında âzâd etmiş olduğu hizmetçisi vardı. Yolda bir bedevînin evini gördüler.
Ubeydullah -radıyallâhu anh- hizmetçisine;
“–Şu eve gitsek nasıl olur? Oraya misafir olur, geceyi de orada geçiririz.” dedi. Gittiler. Ubeydullah Hazretleri; sîreti sûretine akseden, yani gönlünün güzelliği yüzüne yansıyan biriydi.
Bedevî onu görünce çok sevindi. Hanımına;
“–Bugün bize çok şerefli bir kişi misafir geldi.” dedi.
Bedevî onları ağırladı ve hanımına;
“–Misafirlerin için akşam yemeği var mı?” dedi.
Hanımı;
“–Yok, sadece sütü sebebiyle küçük kızının hayat kaynağı olan şu koyun var.” dedi.
“–Onu kesmemiz lâzım.”
“–Kızını öldürecek misin?”
“–Velev kızımız ölecek bile olsa, koyunu kesmemiz lâzım!”
Sonra bedevî koyunu ve bıçağı alıp şu mânâya gelen bir şiir söylemeye başladı:
“Ey komşularım, kızımı uyandırmayın!
Eğer onu uyandırırsanız hıçkırıklarla ağlar ve bıçağı elimden çekip alır.”
Sonra koyunu kesti, etiyle yemek hazırlayıp Ubeydullah Hazretleri’yle hizmetçisine ikrâm etti. Ubeydullah -radıyallâhu anh- bedevînin hanımına söylediklerine ve aralarında geçen konuşmaya kulak misafiri olmuştu. Sabaha çıktığında hizmetçisine;
“–Yanında para var mı?” diye sordu.
O da;
“–Evet, yol masraflarımızdan geriye kalan beş yüz dinar var.” dedi.
Ubeydullah -radıyallâhu anh-;
“–Onu bedevîye ver.” dedi.
Hizmetçi;
“–Sübhânallah! Ona beş yüz dinar mı veriyorsun?!. Hâlbuki o senin için beş dirhemlik bir koyun kesti.” deyince, Ubeydullah bin Abbas -radıyallâhu anhümâ- şu karşılığı verdi:
“–Yazıklar olsun sana! Vallâhi o bizden daha cömerttir. Biz ona sahip olduğumuz malın bir kısmını verdik, o ise bize malının tamamını cömertçe harcadı. Bizi kendi tatlı canına ve çocuğuna tercih etti, büyük bir îsârda bulundu.” (İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Ğâbe, Beyrut 1417, 3/543)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Eylül, Sayı: 259