Hz. Yâkub ile Azrâil (a.s.) Kıssası: Ölümü Haber Veren Üç İşaret

Kıssâlar

Hz. Yâkub ile Azrâil (a.s.) arasında geçen ibretli konuşmada; saçın ağarması, gücün eksilmesi ve bedenin bükülmesiyle gelen ölüm ve ecel hakikati anlatılıyor.

Rivâyet edildiğine göre, ölüm meleği Azrâil aleyhisselam bir gün Hazret-i Yâkub aleyhisselam’ı ziyarete gider.

ÖLÜMÜ HABER VEREN ÜÇ HABERCİ

Yâkub aleyhisselam ona:

“–Ey Azrâil, görüşmeye mi geldin, yoksa canımı almaya mı?” diye sorar.

Azrâil aleyhisselam;

“–Gelişim ziyaret içindir.” cevâbını verir.

Yâkub aleyhisselam:

“–Senden bir ricam var.” deyip sözlerine şöyle devam eder:

“–Ecelimin yaklaştığını, canımı almaya hazırlandığını bana önceden bildirmeni istiyorum.”

Azrâil aleyhisselam:

“‒Hay hay, sana iki veya üç haberci gönderilir.” karşılığını verir.

Hazret-i Yâkub’un ömrü nihâyete erip ecel vakti gelince, ölüm meleği karşısına dikilir. Yâkub aleyhisselam yine sorar:

“–Ziyaretçi misin, yoksa canımı almaya mı geldin?”

Azrâil aleyhisselam;

“‒Canını almaya geldim.” cevâbını verir.

Yâkub aleyhisselam sorar:

“–Sen bana daha önce iki veya üç haberci gönderileceğini söylemedin mi?”

Azrâil aleyhisselam şu cevâbı verir:

“–Sana üç haberci gönderildi:

–Önce siyah iken sonra ağaran saçın-sakalın,

–Güçlü iken hâlsizleşen vücudun ve

–Dimdik iken kamburlaşan bedenin.

Ey Yâkub! İşte bunlar, Âdemoğullarına gönderilen habercilerdir.”[1]

Hisse:

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Kime uzun ömür verirsek, Biz onun gelişmesini tersine çeviririz. Hiç (bu manzarayı) düşünmüyorlar mı?” (Yâsîn, 68)

Rivâyete göre Hazret-i Ömer radıyallahu anh, kendisine ölümü hatırlatması için birini ücret mukâbili tutmuştu. Bir gün ona;

“‒Artık bana ölümü hatırlatmana gerek kalmadı. Zira bugün sakalıma bir ak düştü.” dedi.

İnsanoğlu, ömrü boyunca sayısız kere ölümle yüz yüze gelmektedir. Yaşanan hastalıklar, beklenmedik bir anda meydana gelen kazâ ve felâketler, hayatta her an mevcut olan fakat insanın gaflet ve acziyeti sebebiyle çoğu kez habersiz olduğu nice hayatî tehlike, aslında ölümle aramızdaki perdenin ne kadar ince olduğunu hatırlatıyor. Dolayısıyla ölüme her an hazır olmak îcâb ediyor...

Dipnot:

[1] Gazâlî, Mükâşefetüʼl-Kulûb, s. 17.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları