Hz. Ömer’in (r.a.) Eşinin Yaptıklarını Hoş Görmesinin Hikmeti
Hazret-i Ömer’in (r.a.) eşinin davranışlarına gösterdiği hoşgörünün hikmeti, evlilikte sabır ve karşılıklı haklar dengesini anlatan ibretlik bir kıssa.
Bir zât, davranışlarını beğenmediği hanımını şikâyet etmek üzere Halîfe Hazret-i Ömerʼin evine gider.
HZ. ÖMER’DEN (R.A.) EŞİNE KARŞI ANLAYIŞLI OLMA TAVSİYESİ
Kapının önünde oturup Halîfeʼnin dışarı çıkmasını bekler. Derken içeride bir gürültü kopar. Hazret-i Ömer’in hanımı koskoca Halîfeʼye bağırıp çağırmaya başlar. Fakat Hazret-i Ömer tek kelime bile söylemez.
Bu vaziyete istemeden kulak misafiri olan adamcağız boynunu bükerek:
“Bütün haşmetine rağmen Mü’minlerin Emîriʼnin hâli böyle ise, o benim derdime nasıl çâre bulabilir ki?” diye düşünür.
Tam geri dönmek üzere ayağa kalktığında Hazret-i Ömer dışarı çıkar ve:
“–Hayrola, derdin nedir?” diye sorar.
Adam:
“–Ey Mü’minlerin Emîri! Zevcemin kötü huyunu ve bana olan saygısızlığını şikâyet etmek üzere gelmiştim. Fakat senin hanımının da sana karşı olmadık sözler söylediğini işitince vazgeçip geri dönüyordum.” der.
Bunun üzerine Hazret-i Ömer radıyallahu anh, adama şunları söyler:
“–Kardeşim, zevcemin benim üzerimdeki hakları sebebiyle ona kızmıyorum. Zira o benim hem aşcım, hem fırıncım, hem çamaşırcım, hem de çocuklarımın sütannesidir. Hâlbuki o, bunların hiçbirini yapmak zorunda değildir. Üstelik gönlümün harama meyletmesine mânî olan da odur. Bu sebeple onun yaptıklarını hoş görüyorum.”
Adam:
“–Ey Mü’minlerin Emîri! Benim hanımım da aynen öyle.” deyince Hazret-i Ömer radıyallahu anh:
“–Haydi kardeşim, o hâlde zevcene iyi davranmaya bak! Hayat dediğin zâten göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor!” diyerek adamı tesellî eder. (Zehebî, el-Kebâir, s. 179)
Hisse:
Toplumun temel taşı olan âile hayatında zevc ve zevce arasında zaman zaman ortaya çıkabilen huzursuzlukların giderilmesine dâir, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şu tavsiyede bulunur:
“Bir kişi hanımına (dolayısıyla hanım da beyine) kin beslemesin! Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.” (Müslim, Radâ‘, 61)
Âilenin sağlamlığı, zevc ve zevcenin rûhî olgunluğuna ve geçim ehli olmalarına bağlıdır.
Günümüzde âile ve akrabalık bağlarının zayıflaması, boşanmaların artması, yuvaların dağılması, geçimsizlik ve rûhî buhranların çoğalması; -maalesef- mâneviyattan uzaklaşma ve nefsânî hayata dalmanın getirdiği hazin neticelerdir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları