Hikmetle Derinleşme Yolu

SORULARLA İSLAM

Tasavvuf nedir? Ariflerin alametleri nelerdir?

Nice âbide şahsiyetler yetiştirmiş olan tasavvufun özü de hakîkatte böyle bir feyz ve rûhâniyeti tahsilden ibârettir. Bu bakımdan tasavvuf, hikmetle derinleşerek Hakk’a doğru mesafe alma yoludur. O aslâ dünyâdan el-etek çekmek, Yûnus’un buyurduğu gibi yalnızca tâc ile hırkaya bürünmek ve ancak belirli bir evrâd u ezkâr ile iktifâ etmek değildir.

Yâni tasavvuf, her şeyden önce mes’ûliyetimizi tefekkür etmektir, kendimizi muhâsebe hâlinde bulunmaktır, idrakte yol katedebilmektir, iz’anda mesafe alabilmektir.

Kısacası her türlü nefsânî düşüncelerden kurtulmak ve ancak rûhânî tefekkürle derinleşmek ve bu tefekkürle de merhale merhale yücelerek nihâyette ebedî mîraca ermektir.

İmam Gazâlî (k.s.) da:

“Ârif­ler­den ol­mak is­ter­sen; sü­kû­tun tefekkür, ba­kı­şın ib­ret ve arzun tâ­at ol­sun. Zî­râ bu üç has­let, ârif­le­rin alâ­me­ti­dir.” buyurmuştur.

Tasavvuftaki rûhî olgunluğun gerçekleşmesinde de tefekkürün çok mühim bir yeri vardır. Çünkü mesele, kuru kuruya amel işlemek değil, onu rakik bir gönül, yâni kalb-i selîm ölçüleri içerisinde Hakk’a arz eyleyebilmektir. Bu da elbette ki şuurlu bir tefekkür sâhibi olmaktan geçer.

Kaynak: Osman Nuri Tobaş, Öyle Bir Rahmet Ki, Erkam Yayınları