Hiç Namaz Kıldığını Görmediğimiz Birine Taziyede Bulunulur mu?
Hiç namaz kıldığını görmediğimiz birine taziyede bulunulur mu? Sizlerden gelen soruları ve dinî meselelere dair merak edilenleri Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Taziye, ölüden çok ölünün yakınları için yapılan bir eylemdir. Bir adamın namaz kılmaması onu dinden imandan çıkartmaz. Evet, Müslüman namazını kılar. Namaz kılmamak çok büyük bir günahtır ama biz onu namaz kılarken görmedik diye namaz kılmadığına hükmetmemiz doğru bir davranış değil. Yani bir kimsenin din düşmanı, dinin mutlak kabullerini reddeden bir gavur olduğunu bilmediğimiz sürece; mesela adam, "Kardeşim, ne var şarapta ya? Şarap haram olur mu? Üzümün neresi haram?" türünden bir mantıkla Allah'ın haram dediğine veya işte "İki taraf da razı, niye haram olsun? Arada nikah yok diye haram olsun bu ilişki" türünden zinayı haram görme gibi, yani dinin haram saydığı şeyleri veya dinin mutlak olarak yapılmasını emrettiği şeyleri reddeden bir tutumu olmadığı sürece biz ona günahkardır deriz ama imanı vardır.
Dolayısıyla mümin olan bir kimseye rahmet dileriz, "Allah taksiratını affetsin" deriz. Ve belki de onun arkada bıraktığı çoluğuna çocuğuna cenaze münasebetiyle bir iki güzel nasihatte bulunma imkanı, fırsatı olur. "Bak işte yavrum, öyle de ölünüyor, böyle de ölünüyor. Secde ederken ölmek var, meyhanede ölmek var. Allah hepimizi secde ederken son nefesimizi vermeye muktedir etsin" diye temennilerde bulunmak, namazı hatırlatmak, dini hatırlatmak, Kur'an'ı hatırlatmak gibi güzel vesileleri bu bağlamda yerine getirme imkanı buluruz.
Dolayısıyla taziyenin ölüye bir faydası yok; taziye, geride kalmış olanlarla hukukumuzu ifade eder ve kaybı olan, yani annesi ölmüş, babası ölmüş, yakını olmuş birine teselli olmaktır. "Allah taksiratını affetsin, inşallah kendisini kurtaracak güzel amelleri olmuştur, Allah rahmet eylesin" türünden temennilerde bulunuruz. Ama boş beleş bir şekilde de namaz kılmayan, etmeyen bir kimseyi cennetin tepesine, Firdevs makamına oturtmak gibi "Ya bu mübarek cennete girmeyecek de kim girecek?" türünden bir bonkörlük yapmanın da alemi yok. Çünkü Müslüman şehadetini, tanıklığını da hakkıyla yapmak durumundadır. Fakat geride kalanları da rencide etmeyecek, üzmeyecek bir tavrın içerisinde bulunmak gerekir.