Hediye veya Miras Malın Geçmişini Bilmiyorsak Ne Yapmalıyız?
Hediye veya miras malın geçmişini bilmiyorsak ne yapmalıyız? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Tabii, biz bildiklerimizle amel etmeye mecburuz. Bilmediğimiz şeylerle ilgili akıl yürütmenin, ihtimal hesapları yapmanın bir lüzumu yok. Çünkü ihtimal hesaplarına girdiğiniz zaman bunun sonu gelmez. Bakkaldan aldığınız ekmeğin de bakkala meşru yollarla mı gelip gelmediğini, bakkalın onu bir yerden çalıp çalmadığını düşünmeye başlarsanız, o zaman siz sonu gelmeyen bir kısır döngüye girmiş olursunuz.
Bundan dolayı usûlü fıkıh dediğimiz hukuk metodolojisinde temel bir kaide, bir espri vardır. Der ki: “Bir delilden kaynaklanmayan ihtimal itibara alınmaz.” Yani, "Babaannemin, efendim, babasından burası miras olarak kalmıştır; binaenaleyh, babasından alınan bu mirası taksim ederken dayımlar şöyle şöyle söylerlerdi; burada şer’î bir taksim olmadığı yönünde şikâyetleri vardı" türünden bir bilgi, bir efendim, duyum söz konusu ise bunun peşine gidilebilir. Ama böyle bir şey yoksa, o zaman "şu ihtimal mi, bu ihtimal mi" diye bir ihtimal sorgulaması veya niyet sorgulaması yapmanın bir lüzumu yok.
Bizde asıl olan, Müslüman’ın beyanıdır. Babaanne “Burası benimdir.” diye söylemişse ve bunu evlatlarından birine bağışlamışsa, bu meşru bir kazancın, bir mülkün bir başkasına devri, hediye edilmesi anlamına gelir.