Hayatımızı Namaza Göre mi, Namazı Hayatımıza Göre mi Ayarlıyoruz?

HAYATIMIZ

Namazı hayatın merkezine yerleştirmenin önemi, günlük planların ezan ve namaz vakitlerine göre düzenlenmesi, ibadet konusunda mazeret üretmemenin gerekliliği ele alınıyor.

Eğer beş vakit namazımızı camide cemaatle kılmak istiyorsak, hayatımızdaki plânlamaları; ezana ve namaz vaktine göre ayarlamamız lâzımdır.

HAYATI NAMAZA GÖRE DÜZENLEMEK

Aksi takdirde; “Aslında namaza gidecektik ama şununla çakıştı, şimdi misafir geldi, randevunun saati geldi...” gibi mâzeretlerin sonu gelmez. Bunun yerine;

“İkindiyi filân camide kılıp orada buluşalım!”

“Akşam namazından sonra buyurun.”

“Öğleyi kılıp yetişecek şekilde diş randevusu alayım!”

şeklinde hayatı ve içtimâî faaliyetlerimizi namaza göre tanzim edersek, ibâdet hayatımızda aksama meydana gelmez ve büyük bir bereket olur.

İş Yerinde Namaz

Namazı bilerek kazâya bırakmaya, savaşta, hastalıkta ve seferde dahî izin verilmediğini, bunun yerine başka çareler gösterildiğini ifade etmiştik. Maalesef; Âhirzamanda her türlü nefsânî serbestlik artarken, inanç ve ibâdet hürriyetinin daraltıldığına şâhit oluyoruz. Bazı gafil kişiler, çalıştıkları yerlerde öğle ve ikindi gibi farz namazlarını kılmak için imkân ve izin bulamadıklarını ifade edip bunu mâzeret göstererek namazı terk edebiliyor.

Bir Müslümanın böyle bir iş yerinde çalışmaması gerekir. Ayrıca haramların işlendiği yerlerde çalışanlar da, o mekânlardaki kasvetten dolayı namazdan uzaklaşırlar. Kişi; Müslüman bir idare altında yaşıyorsa, ibâdet hürriyetini müdafaa edip, hakkını araması lâzımdır. Müslüman idarelerin de; mektep, iş yeri vb. yerlerdeki saat plânını imkânlar ölçüsünde namazların edâ edilebilmesine uygun şekilde yapmaları gerekir.

Bir mü’minin, namaza izin vermeyen, kolaylık sağlamayan bir iş yerinden bu niyetle ayrılması bir nevi hicrettir. Cenâb-ı Hak, ona dünya ve âhirette ecir ve mükâfâtını verecektir. Elbette; çalışanlar da mesai saatlerinin bir hak ve hukuk meselesi olduğunu unutmamalı, namaz için ayrılan vakti sû-i istimal etmemeli, îcâbında namaz için talep ettiği vaktin karşılığı olarak, fazla mesai olarak çalışmalıdır.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık