Hangi Ameller Cennete Götürür?

İMAN

Hadis-i şeriflerde cennete götüren ameller hangileridir, mümin bu yolda nelere dikkat etmelidir?

Allah Rasûlü (sav) Efendimiz, cenneti kazandıran bir kısım amel-i sâlihleri şöyle haber vermişlerdir:

CENNETE GÖTÜREN SALİH AMELLER

“Allah’a ortak koşmadan (tevhid üzere) ölen cennete girer; Allah’a şirk koşarak ölen de cehennemi boylar.” (Müslim, Îmân 151)

“Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Göklerde ve yerde bulunan varlıklar, hatta sudaki balıklar bile âlimlerin bağışlanması için Allah’a dua ederler. Bir âlimin sadece ibadetle meşgul olan kimseye üstünlüğü, dolunay gecesinde ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin mirasçılarıdır. Peygamberler altın gümüş değil, sadece ilmi miras bırakmışlardır. İşte bu ilimden payını alan kimse, çok büyük bir nasip kazanmış olur.” (Ebû Dâvûd, İlim 1; Tirmizî, İlim 19)

“Şüphesiz ki sözde ve işteki doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık ise mutlaka yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı adet edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.” (Buhâri, Edeb 69; Müslim, Birr 103-105)

“Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize (marufta) itaat ediniz! Bu takdirde Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizî, Cum'a, 80)

“(Geçmiş) ümmetler bana gösterildi. Bir peygamber gördüm, yanında üç-beş kişilik küçük bir grup vardı. Bir peygamber gördüm, yanında bir iki kişi bulunuyordu. Ve bir peygamber gördüm, yanında kimsecikler yoktu. Bu arada önüme büyük bir kalabalık çıktı. Kendi ümmetim sandım. Bana 'Bunlar Mûsâ’nın ümmetidir, sen ufka bak!' dediler. Orada büyük bir karaltı gördüm, 'İşte bunlar senin ümmetindir' denildi. İçlerinden yetmiş bin kişi hesapsız ve azapsız cennete girecektir. Onlar; büyü (efsun) yapmayanlar, yaptırmayanlar, uğursuzluğa inanmayanlar ve yalnızca Rablerine tevekkül edenlerdir.” (Buhârî, Tıb 1; Müslim, Îmân 374)

“Cennete girecek bir kısım insanlar vardır ki, onların kalpleri kuş kalbi gibi (rakîk, hassas ve tevekkül ehli)dir.” (Müslim, Cennet 27)

“Öfkelenme, sana cennet verilsin!” (Taberânî, Evsat, III, 25)

Sabrın Yüce Mükâfatı ve İbadetin Tadı

Sabrın mükâfatının ancak cennet olduğunu gösteren şu hâdise ne kadar ibretlidir: Abdullah bin Abbâs (r.anhümâ) bir gün Atâ bin Ebî Rebâh’a: “–Sana cennetlik bir kadın göstereyim mi?” dedi. O: “–Evet, göster!” deyince İbn-i Abbâs şöyle dedi: “–Şu siyah kadın var ya! İşte bu kadın, Peygamber Efendimiz’e geldi ve: «–Beni sara tutuyor ve üstüm başım açılıyor. İyileşmem için Allah’a dua eder misiniz?» dedi. Allah Rasûlü (sav): «–Eğer sabredersen, senin için cennet vardır. Ama yine de istersen şifâ vermesi için Allah’a dua ederim.» buyurdu. Bunun üzerine kadın: «–Hastalığıma sabrederim. Ancak sara tuttuğu zaman üstümün başımın açılmaması için dua buyurunuz.» dedi. Resûlullah (sav) de onun için Allah’a niyazda bulundu.” (Buhârî, Merdâ, 6; Müslim, Birr, 54)

İşte başa gelen belalara sabrın Hak katındaki yüksek kıymeti…

Secde ile Yücelmek ve Namazın Köşkleri

Rebîa bin Kâ'b (ra) şöyle anlatır: “Rasûl-i Ekrem Efendimiz’in kapısında geceler, ona abdest suyu hazırlar, ihtiyacı olan şeyleri getirirdim. Geceleyin bir süre: «Semi'allâhu limen hamideh», bir süre de: «Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn» dediğini duyardım. (İbn-i Sa'd, IV, 313) Bir gün Allah Râsûlü: «–Benden dilediğini iste!» buyurdu. Ben: «–Cennette Seninle beraber olmayı isterim.» dedim. Efendimiz: «–Başka bir şey istesen olmaz mı?» buyurdu. Ben: «–Dilediğim ancak budur!» dedim. Bunun üzerine Allah Rasûlü: «–Öyleyse çokça secde ederek kendin için bana yardımcı ol!» buyurdu.” (Müslim, Salât, 226)

Sevbân (ra)’den “insanı cennete götürecek bir amel söylemesi” istenmiş, Hz. Sevbân şu hadisi rivayet etmiştir: "Çok secde etmeye bak! Zira senin Allah için yaptığın her secde karşılığında Allah seni bir derece yükseltir ve bir hatânı siler." (Müslim, Salât 225)

Secdeden maksat, namazdır. O hâlde cennette Allah’ın Habîbi’ne komşu olmak isteyenler, bol bol namaz kılmalı ve secdeleri artırmalıdırlar. Allah Rasûlü (sav) şöyle buyurmuşlardır:

“Kim sabah akşam camiye giderse, her gidişinde Allah Teala o kimsenin cennetteki ikramını (menzilini) hazırlar.” (Buhârî, Ezân 37)

“Müslüman bir kimse, farzların dışında nâfile olarak her gün Allah rızası için on iki rekât namaz kılarsa, Allah Teâlâ ona cennette bir köşk yapar.” (Müslim, Müsâfirîn 103)

Bir kişi Peygamber (sav)’e: “Beni cennete götürecek bir amel söyle!” dedi. Rasûl-i Ekrem: “Allah’a ibadet eder, O’na hiçbir şeyi ortak koşmazsın. Namazı kılar, zekâtı verir ve akrabanı gözetirsin!” buyurdu. (Buhârî, Zekât 1)

Farzlara Bağlılık ve Haccın Güzelliği

Bedevînin biri Nebî (sav)’e geldi ve: – Ey Allah’ın Resulü! İşlediğim takdirde cennete gireceğim bir amel söyle bana, dedi. Rasûl-i Ekrem: “–Allah’a, hiçbir şeyi ortak koşmadan kulluk edersin. Farz olan namazları kılarsın. Yine farz olan zekâtı verirsin ve ramazan orucunu tutarsın” buyurdu. Bedevî: – Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, bu söylediklerine hiçbir şey ilave etmem, dedi. Adam dönüp gidince Peygamber aleyhisselâm: “–Cennetlik birini görmek kimi mutlu ediyorsa, şu kişiye bakıversin!” buyurdu. (Buhârî, Zekât 1; Müslim, Îmân 15)

“Umre ibadeti, daha sonraki bir umreye kadar işlenecek günahlara kefârettir. Mebrûr (kabul edilmiş) haccın karşılığı ise, ancak cennettir.” (Buhârî, Umre 1; Müslim, Hac 437)

Zikir, Tesbih ve Yol Üzerindeki İyilikler

“Bir kimse «Sübhânallahi ve bi-hamdihî» (Ben Allah’ı uluhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve O’na hamdederim) derse, cennette onun için bir hurma ağacı dikilir.” (Tirmizî, Deavât 60)

Ebû Mûsâ (ra) şöyle dedi: Rasûlullah (sav) bana: “–Cennet hazinelerinden bir hazineyi sana bildireyim mi?” buyurdu. Ben de: “–Evet, Yâ Rasûlallah,” dedim. Buyurdu ki: “–Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh: Günahtan kaçacak güç, ibadet edecek kuvvet ancak Allah’ın yardımıyla kazanılabilir.” (Buhârî, Daavât 50)

“Müslümanları rahatsız eden yolda duran bir ağacı kesen (veya kaldıran) bir kişinin cennet nimetleri içinde yüzdüğü görüldü.” (Müslim, Birr 129)

“Adamın biri, yol üzerinde bir diken dalı gördü ve 'Allah’a yemin ederim ki, bunu Müslümanları rahatsız etmemesi için buradan kaldıracağım' dedi ve bu yüzden cennete konuldu.” (Müslim, Birr 128)

"Kırk (iyilikten oluşan) sevap vardır ki bunların en üstünü, birisine faydalanması için sütlü bir keçi ödünç vermektir. Kim, sevabını umarak bu hayırlardan birini işlerse, Allah onu cennete koyar." (Buhârî, Hibe 35)

İtaat, Tevazu ve Kimsesizleri Himaye

Rasûlullah (sav): “İstemeyenler dışında, ümmetimin tamamı cennete girer” buyurdu. – Ey Allah’ın elçisi, cennete girmeyi kim istemez ki? denildi. Buyurdu ki: “–Bana itaat edenler cennete girer, bana karşı gelenler ise cenneti istememiş demektir.” (Buhârî, İ'tisâm 2)

“Size cennetlikleri bildireyim mi? Onlar hem zayıflar, hem de halk tarafından zayıf görülüp önemsenmeyen, ama bir konuda Allah adına yemin etseler, Allah’ın yeminlerini boşa çıkarmayacağı kimselerdir. Cehennemlikler ise; katı kalpli, kaba, cimri ve kibirli kimselerdir.” (Buhârî, Edeb 61)

“Ben ve yetimi himaye eden kimse cennette böylece beraber bulunacağız” buyurdu ve işaret parmağıyla orta parmağını biraz aralayarak gösterdi. (Buhârî, Edeb 24)

“Her kim üç kız çocuğunu himaye edip büyütür, güzelce terbiye eder, evlendirir ve onlara iyiliklerini devam ettirirse, o kimse cennetliktir.” (Ebû Dâvûd, Edeb 121)

Aile Hukuku, Ziyaret ve Sevgi Medeniyeti

“Kocasını memnun ederek ölen kadın cennetliktir.” (Tirmizî, Radâ 10)

“Anne ve baba, cennetin orta kapısıdır (onlara iyilik cennete girmeye vesiledir).” (Tirmizî, Birr 3)

“Bir insan, bir din kardeşinin halini sormaya gider veya Allah için sevdiği bir kişiyi ziyâret ederse, bir melek ona: 'Sana ne mutlu! Güzel bir yolculuk yaptın. Kendine cennette barınak hazırladın!' diye seslenir.” (Tirmizî, Birr 64)

"Bir Müslüman, hasta olan bir kardeşini sabahleyin ziyarete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar ona rahmet okur. Akşam giderse, sabaha kadar istiğfar ederler." (Tirmizî, Cenâiz 2)

"İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selâmı yayınız!" (Müslim, Îmân 93)

"Ey insanlar! Selâmı yayınız, yemek yediriniz, akrabalarınızla bağınızı devam ettiriniz. İnsanlar uyurken siz (gece) namaz kılınız. Bu sayede selâmetle cennete gireriz." (Tirmizî, Kıyâmet 42)

Dilini ve Ahlakını Korumak

Rasûlullah (sav): “Kim bana, hiç kimseden bir şey istemeyeceğine (dilenmeyeceğine) dair söz verirse, ben de ona cenneti garanti ederim” buyurdu. Sevbân (ra): “Ben söz veriyorum,” dedi ve bir daha kimseden bir şey istemedi. (Ebû Dûvûd, Zekât 27)

“İnsanları cennete en fazla götüren şey; Allah’a karşı takvâ (saygı) ve güzel ahlâktır.” (Tirmizî, Birr 62)

“Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iki bacağı arasındaki (iffeti) koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm.” (Buhârî, Rikak 23)

“Haklı bile olsa çekişip didişmeyen kimseye cennetin kenarında bir köşk verileceğine ben kefilim. Şakadan bile olsa yalan söylemeyen kimseye cennetin ortasında bir köşk verileceğine kefilim. Ahlakı güzel olan kimseye de cennetin en yüksek yerinde bir köşk verileceğine kefilim.” (Ebû Dâvûd, Edeb 7)

Son Nefes ve Amellerin Bütünlüğü

“Âdil devlet başkanı, merhametli kişi ve ailesi kalabalık olduğu halde harama el uzatmayan kişi cennetliktir.” (Müslim, Cennet 63)

“Bir adam: 'Ben şu İhlâs sûresini seviyorum,' dedi. Efendimiz: 'Ona olan sevgin seni cennete koyar,' buyurdu.” (Buhârî, Ezân 106)

"Sizden biriniz güzelce abdest alır, sonra da: 'Eşhedü en lâ ilahe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve Rasûlüh' derse, cennetin sekiz kapısı ona açılır." (Müslim, Tahâret 17)

Peygamberimiz (sav), Hz. Ebû Bekir’in bir gün içinde oruç tutma, cenaze namazına katılma, fakir doyurma ve hasta ziyareti amellerinin hepsini yaptığını görünce: “Kim bu salih amelleri bir araya getirirse o mutlaka cennete girer,” buyurmuştur. (Müslim, Fedâilu's-sahâbe, 12)

“Kimin son sözü, 'Lâ ilahe illallah' olursa, o kişi cennete girer.” (Ebû Dâvûd, Cenâiz 20)

Cenâb-ı Hak cümlemizi Cehennem’den âzâd edip Cennet-i Aʻlâ’sına nâil eylesin! Zira kulun her dâim Allah’tan Cennet’i istemesi ve Cehennem’den de O’na sığınması îcâb eder.

Cenneti İstemek ve Cehennemden Sakınmak

Hazret-i Ömer (ra), Bakara Suresi'nin 121. ayetinde geçen "Kendilerine verdiğimiz Kitab’ı, tilâvetinin hakkını vererek (gereği gibi) okuyanlar..." ifadesini şu şekilde tefsir etmiştir:

“Onlar, cennetin zikredildiği ayetleri okuyunca Allah'tan cenneti ister; cehennemin zikredildiği veya ondan sakındıran ayetler geldiğinde de cehennemden Allah’a sığınırlar.” (İbn-i Ebî Hâtim, Tefsîr, I, 218; Ali el-Müttakî, Kenz, II, 357/4230)

Hazırlayan: Doç. Dr. Murat Kaya