Halid-i Bağdadi Hazretleri'nin Son Nefes Endişesi

Kıssâlar

Büyük velî Halid-i Bağdâdî Hazretleri, ömrünün son demlerinde bile son nefesi imanla verebilmenin endişesini taşıyor, ümmete derin bir ibret bırakıyordu.

Zâhirî ve bâtınî ilimlerin zirvesine ulaşmış olan Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri de ömrünü son nefes endişesi içinde geçirmiştir.

HALİD-İ BAĞDÂDÎ HAZRETLERİ VE SON NEFES İMTİHANI

Mektûbât’ında şu cümlelere yer verir:

“…Allah Teâlâ’ya yemin ederim ki, annem beni doğurduktan bugüne kadar, Allâh katında makbûl ve mûteber olup hesâbı sorulmayacak bir tek hayır işlediğime inanmıyorum. (Lâkin Rabbimin rahmetine sığınıyorum.) Eğer kendi nefsini bütün hayır işlerde iflâs etmiş olarak görmüyorsan, bu, cehâletin en son noktasıdır…”[1]

Hazret’in bir dostuna gönderdiği mektubunda yer alan şu ifâdeler de, onun son nefese hazırlık husûsundaki endişesinin bir yansımasıdır:

“…Son nefeste lâzım olacak şeyle meşgul olmanızı, Sünnet-i Seniyye’ye uygun amel işlemenizi, fânî dünyânın aldatıcı güzelliklerine iltifat etmemenizi, (kendini kastederek) bu fakir kulu da tevfîk ve hüsn-i hâtime (yâni Allâh’ın istediği gibi yaşayıp îmanla güzel bir şekilde ölebilme) duâsından unutmamanızı dilerim.” (Mektûbât-ı Mevlânâ Hâlid, s. 175)

İşte büyük Hak dostları hiçbir zaman amellerine güvenmeyip son nefes husûsunda dâimâ Allâh’ın rahmet ve mağfiretine ilticâ etmişlerdir. O hâlde bizim de ilmimize ve amellerimize güvenmeden, Cenâb-ı Hak’tan dâimâ hüsn-i hâtime istememiz lâzımdır.

Dipnot:

[1]. Hâlid-i Bağdâdî, Mektûbât-ı Mevlânâ Hâlid, İstanbul 1993, s. 178.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları