Günah ile Günahkârı Ayırt Edebiliyor muyuz?

VİDEOLAR

Günah ile günahkârı ayırt etmek neden önemli? Abdullah Sert Hocaefendi, bu farkın önemini açıklıyor.

GÜNAH İLE GÜNAHKÂRI AYIRT ETMEK NEDEN ÖNEMLİ?

Allah Teâlâ infakı emretmiştir; ancak bu infakın nasıl yapılacağını da öğretmiştir. İnfak edilirken, yapılan iyiliğin en küçük bir incitmeye dahi vesile olmaması istenir. İnfak edilen, ister bir müessese olsun, ister bir insan, isterse insan dışındaki varlıklar—meselâ hayvanat—hiçbiri incitilmemelidir.

Cenâb-ı Hak, günahkârın dahi incitilmesini ve tahkir edilmesini istemez. Günahkârı, yaralı bir kuş gibi görüp tedavi etmeyi emreder; azarlanmasını, kınanmasını ve dışlanmasını istemez. “Günahkârı ötekileştirmeyin” buyurur. Onu yaralı bir kuş gibi görün ve iyileştirmeye çalışın.

Evet, günah günahtır; günaha müsamaha olmaz. Allah’ın haram kıldığı şey haramdır ve bu konuda bir kimsenin hatırı için “Bu günah değildir” denilemez. Ancak burada dikkat edilmesi gereken ince bir ölçü vardır: Günaha müsamaha olmaz; fakat günahkâra müsamaha olur. Günah ile günahkâr birbirinden ayrılmalıdır.

Bu sebeple âlimler şöyle demiştir:

“Günaha düşman olun, fakat günahkârı kucaklayın.”

Yani kişiye yardım edin, onu günah ortamından çıkarmaya çalışın.

Ne yazık ki biz bazen bu dengeyi karıştırıyoruz. Günah ile günahkârı birbirine karıştırıyor ve çoğu zaman farkında olmadan günahkâra yükleniyoruz. Oysa bizim derdimiz günahkârla değil, günahla olmalıdır. Amaç, insanı kırmak değil; günahı ortadan kaldırmaktır.

Kur’ân-ı Kerîm’in genel ifadesiyle mü’minler:

“…İyiliği emreder, kötülükten men ederler.” (Yani emr-i bi’l-ma‘rûf ve nehy-i ani’l-münker). (Tevbe sûresi, 71)

İyiliği yaygınlaştırır, kötülüğü ise incitmeden ve hikmetle önlemeye gayret ederler.