Ezanla Başlayıp Namazla Biten Hayat
Doğumdaki ezandan vefatta kılınan cenaze namazına kadar olan kısa ömrün hikmeti ve gerçek bir müminin namazla kurduğu gönül bağı.
Denilmiştir ki:
EZAN İLE NAMAZ ARASINDAKİ KISA ÖMÜR
Müslümanın hayatı, namazsız bir ezan ile ezansız bir namaz arasındadır. Doğarken kulağına okunan ezan ile vefât edince kılınan cenâze namazı, insan ömrünün ezanla namaz arasındaki kadar kısa olduğunu gösterir.
Rasûlullah Efendimiz, hakikî bir mü’minin namazla nasıl bir gönül irtibatı içinde bulunduğuna şöyle işaret buyurur:
“(Mü’min) ölüp kabre konulduğunda, güneş, gurûb (batış hâlinde ona temessül ettirilir. Mü’min ölü, gözlerini ovuşturarak oturur ve; «–Bırakınız beni, namaz kılayım.» der.” (İbn-i Mâce, Zühd, 32)
Cenâb-ı Hak; namazı kalp ve beden âhengi içerisinde hakkıyla edâ edebilen, camileri beş vakit îmâr eden bahtiyar kullardan eylesin. Namazsızlık ve namazdan gaflet illetlerinden nesillerimizi muhafaza buyursun. Âmîn...
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Mü'minin Hayatında Namaz ve Zekât, Yüzakı Yayıncılık