En Kıymetli Zaman
Ömrün başı, bebeklik ve çocukluk sebebiyle; sonu da yaşlılık sebebiyle zayıflık içindedir. Onun en bereketli zamanı gençliktir. Siz gençliğinizi nasıl geçiriyorsunuz? Kıymetli zamanların kıymetini biliyor muyuz?
Ömrün başı, bebeklik ve çocukluk sebebiyle; sonu da yaşlılık sebebiyle zayıflık içindedir. Onun en bereketli zamanı gençliktir. Yani bu ömür, bir âhiret sermâyesi olduğuna ve dünya, âhiretin tarlası olduğuna göre; o hazırlığın, o gayretin en semereli, en verimli zamanı gençlik ve dinçlik günleridir.
Heyhât!..
Şeytânî ve nefsânî vesveseler, tam aksini telkin eder!..
“–Daha gençsin! Önünde koca bir ömür var. Tevbe edersin, sonra yaparsın…” gibi boş ve bâtıl lâkırdılarla, gençliği hebâ ettirir.
5 ŞEY GELMEDEN 5 ŞEYİN KIYMETİNİ BİL!
Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz ise kıymet bilmeye davet eder:
“Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganîmet bil!
- İhtiyarlığından evvel gençliğini,
- Hastalığından evvel sıhhatini,
- Fakirliğinden evvel zenginliğini,
- Meşguliyetlerinden evvel boş vakitlerini ve
- Vefâtından evvel hayatını.” (Hâkim, IV, 341/7846)
Gençliğini, içinde yaşadığı câhiliyye toplumuna rağmen, tertemiz bir nezâhet içinde yaşayan Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz; risâletinden sonra da gençlere büyük ehemmiyet verdi.
Mekke’de Dâru’l-Erkam, Medine’de Suffe; bir bakıma Peygamber Efendimiz’in gelecek nesilleri inşâ ettiği birer mektep hüviyetindeydi.
Peygamber Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, gençlere mes’ûliyet ve vazifeler verdi.
Hazret-i Ali on yaşında İslâm ile müşerref oldu. Hicrette Allah Rasûlü’nün evinde, O’nun yatağında kaldığında 20’li yaşlardadır.
Câfer bin Ebî Tâlib -radıyallâhu anh-; Habeşistan’a hicret eden topluluğa riyâset edip Necâşî’nin huzûrunda basîret dolu konuşmasını yaptığında, 17 yaşlarında bir delikanlıdır.
Mus‘ab bin Umeyr -radıyallâhu anh-; 18 yaşında müslüman olmuş, bu kararıyla büyük aile servetini elinin tersiyle itmişti. Birkaç yıl sonra da Medine’de muallim olarak vazifelendirilmiş; orayı Kur’ân’la, firâseti ve tatlı diliyle fethetmiştir.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Medine’ye hicret ettiğinde; Zeyd bin Sâbit -radıyallâhu anh-, 11 yaşında bir yetimdi. Kendisi şöyle anlatır:
“Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Medine’ye geldiğinde beni huzûruna götürdüler. Efendimiz beni sevdi ve beğendi. Oradakiler;
«–Yâ Rasûlâllah! Bu, Neccâroğulları’ndan bir gençtir. Allâh’ın Sana inzâl buyurduğu sûrelerden on yedi tanesini ezbere biliyor!» dediler. Bu durum Peygamber Efendimiz’in çok hoşuna gitti…” (Ahmed, V, 186)
Üsâme bin Zeyd -radıyallâhu anhümâ-, yirmi yaşlarında iken Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- tarafından İslâm ordusunun kumandanı tayin edilir.
Yine Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Mekke’yi fethettiğinde; oraya vali olarak, 20 yaşındaki Attâb bin Esîd -radıyallâhu anh-’ı vazifelendirmiştir.
Gençliğinde güzel yetişmiş, vasıflı, ideal insan; ömrünün sonuna kadar çok büyük bir kıymet hâlinde yaşar.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Nisan, Sayı: 254