Ebû Talha ve Ümmü Süleym’in Evlat Acısı Karşısında Sabrı

Kıssâlar

Ebû Talha ve Ümmü Süleym’in evlat acısı karşısındaki sabrı, teslimiyeti ve Allah’ın takdirine rızâsı anlatılıyor.

Ashâb-ı kirâmdan Ebû Talha radıyallahu anh’ın ağır hasta olan oğlu, kendisi evde yokken vefât etmişti.

EBÛ TALHA VE ÜMMÜ SÜLEYM’İN EVLAT ACISI KARŞISINDA TESLİMİYETİ

Annesi Ümmü Süleym radıyallahu anha, çocuğunun vefât ettiğini görünce onu gasledip kefenledi. Kocası Ebû Talhâ gelince:

“–Oğlan nasıldır?” diye sordu. Ümmü Süleym:

“–Çocuğun ıztırâbı sakinleşti, rahatladığını zannediyorum.” dedi. Ümmü Süleym, ev halkına:

“–Sakın Ebû Talhâ’ya oğlunun öldüğünü söylemeyin, tâ ki ben söyleyinceye kadar!..” diyerek sıkı tembihatta bulundu. Sonra kocasının yemeğini getirdi. Ebu Talha yemeğini yedi. Ümmü Süleym süslenip zevcesine göründü. Beraberce istirahate çekildiler. Sabah olunca, Ebû Talha evden çıkmak istediği sırada, zeki ve takvâ sahibi bir hanım olan Ümmü Süleym:

“–Ey Ebû Talha, şu komşumuzun yaptığına bak; kullanmak üzere aldığı emâneti istediğim zaman vermek istemedi.” dedi.

Ebû Talha:

“–Hiç olur mu, iyi etmemişler!” diye cevap verdi.

Bunun üzerine Ümmü Süleym:

“–Ey Ebû Talhâ, oğlun da senin yanında Allâh’ın bir emânetiydi, onu geri aldı.” deyiverdi.

Oʼndan Geldik, Oʼna Döneceğiz…

Duydukları karşısında hem şaşıran hem de mahzun olan Ebû Talha, bir müddet sustu ve sonra sabır ve rızâ dolu bir gönülle:

“…Biz şüphesiz (her şeyimizle) Allâhʼa âidiz ve şüphesiz O’na döneceğiz.” (el-Bakara, 156) diyebildi.

Namaz için mescide gittiğinde olan biteni Peygamber Efendimizʼe anlattı. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem:

“–Cenâb-ı Hak, bu gecenizi mübârek kılsın.” diye duâ etti.

Bu duânın üzerinden daha bir yıl geçmeden Allah, bu âileye bir erkek evlât daha ihsan buyurdu. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bu yeni doğan çocuğa hurma yedirerek duâda bulundu ve ismini “Abdullah” koydu.

Yine bu duânın bereketiyle Abdullâh’ın yedi veya dokuz çocuğu olduğu ve hepsinin kurrâ hâfız oldukları rivâyet edilmiştir. (Bkz. Buhârî, Cenâiz 42, Akîka 1; Müslim, Edeb 23, Fedâilü’s-Sahâbe 107)

Hisse:

İşte bir imtihan âlemi olan bu dünyada, Allâh’ın nîmetlerine karşı sahip olunması gereken emânet şuuru… Allah bir nîmet verdiğinde de, verdiğini geri aldığında da gösterilmesi gereken hamd, şükür, rızâ ve teslîmiyet hâli...

Zira Cenâb-ı Hakk’a yakın bir kul olabilmenin en mühim şartlarından biri, hayatın med-cezirleri karşısında dâimâ ilâhî takdirden râzı olup, tıpkı İbrahim aleyhisselam gibi;

“…Âlemlerin Rabbiʼne teslîm oldum.” (el-Bakara, 131) diyebilmektir.

Nitekim Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemʼin de yedi evlâdından altısı kendisinin sağlığında vefât etmişti. Oğlu İbrahim küçük yaşta vefât ettiğinde çok mahzun olmuştu. Mübârek gözlerinden sessiz merhamet damlaları süzülürken şöyle buyurmuştu:

“Göz ağlar, kalp de mahzun olur, ancak biz Rabbimizʼin râzı olacağı sözden başkasını söylemeyiz!..” (Buhârî, Cenâiz, 44; İbn-i Saʻd, I, 138)

Yine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem çok sevdiği sahâbîlerinden Muâz bin Cebel radıyallahu anh’ın oğlu vefât ettiğinde, Medîne dışında bulunan bu sahâbîsine bir mektup göndererek, onu şu sözlerle tâziye ve tesellî buyurmuştu:

“Allâh’ın selâmı üzerine olsun!

Kendisinden başka ilâh bulunmayan Allâh’a hamd ettiğimi sana iletmek isterim. İmdi; Allah ecrini artırsın, buna karşılık sana büyük mükâfatlar ihsân etsin ve sabretme gücü versin. Bizi ve seni şükre muvaffak kılsın. Zira canlarımız, mallarımız, evlâd ü ıyâlimiz, Azîz ve Celîl olan Allâh’ın bize tatlı hibeleri, geçici bir süre için yanımıza bıraktığı emânetleri cümlesindendir.

Allah sana o çocuğu vermekle seni sevindirdi, şimdi de onu büyük bir ecir karşılığında senden aldı. Onun karşılığında Allah’tan rahmet, mağfiret ve hidâyet bekliyorsan, sabret!.. Üzüntü ve kederin, ecrini yok etmesin! Sonra pişman olursun! Bil ki ağlayıp sızlamak hiçbir şeyi geri getirmez, hüzün ve kederi de defedemez. Başa gelecek olan zâten gelmiştir, vesselâm.” (Hâkim, III, 306/5193)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları