Ebu Hafs Hazretleri’ni Velilikte Zirveye Taşıyan Ameli

VİDEOLAR

Beyazid-i Bistami Hazretleri kendi döneminde denk geldiği ve velilelerin zirvesi olan Demirci Ebû Hafs Hazretlerinden bahsediyor.

Beyazid-i Bistami Hazretleri de yine ayrı bir misal. Zamanımızda binlerce veli vardı diyor. Bak bu velinin manevi zirvesi olan Ebû Hafs adında bir demirciye verilmişti diyor. Ben bu demirciyi ziyarete gittim diyor. Ne hal var ki? Zirve olmuş. Kendisine gittim diyor, baktım diyor, ateşte demir tavlıyordu diyor, bir taraftan da gözden yaşlar akıyor. Dedim: "Nedir derdin?" dedim. "Benim derdimden büyük dert var mı?" dedim. "Ee nedir derdin o zaman?" dedim. "Günahkâr Müslümanların hâli ne olacak öbür tarafta? Onları düşündükçe huzur bulamıyorum." dedim. Dedim ki: "Onların hâlinden niye bu kadar şeyin? Sen kendi hâline baksana?" Dedi ki: "Benim fıtratım merhamet ve şefkat mayasıyla yoğrulmuştur. Bir mümin muzdaripken ben huzur bulamam." dedim. Bunun üzerine anladım ki diyor, bu Ebû Hafs Hazretleri nefsi nefsi diyenlerden değil. Nefsi hot endişelerde olan değil. Peygamber (s.a.v.) meşrebinden olan, "Ümmeti, ümmeti" diyenlerdendir. (Buhârî, Ezân, 128; Müslim, Îmân, 302). Onun yanında bir müddet kaldım diyor. Çok büyük feyz aldım diyor. Sanki diyor, bana çok ayrı bir marifetullah tahsili verdi diyor. Ve bâtınım diyor, feyz-i rabbani ile doldu buyuruyor. Dolayısıyla gerçek salih ve saliha, sadık ve sadıka bir mümin kendisinden önce din kardeşinin huzur ve saadetini düşünecek. Cenâb-ı Hakk'ın Rahmân sıfatından bir hisse alacak. Önce ben yerine önce kardeşim diyecek. Bencillikten kurtulup diğergâmlığa yükselecek. İncelip zayıflaşan bir gönülde hikmetlerdeki kıymet ölçüleri farklılaşıyor.