Düstur Ne Demek?

NE NEDİR?

Düstur: Kânun, kâide demektir.

DÜSTUR KELİMESİNE ÖRNEK

Mekke’de nâzil olan bu ilk âyetler, eski âdetlerin cehâletten neş’et ettiğini ve tamâmen bâtıl olduğunu beyân etmektedir. Aynı zamanda cihanşümûl ahlâkî düsturların esaslarını ortaya koymaktadır.

*****

Âyet-i kerîmede:

“Sâilin (muhtâcın) ve mahrumun (iffeti dolayısıyla isteyemeyenin), onların (zenginlerin) mallarında muayyen bir hakkı vardır.” (ez-Zâriyât, 19)buyrulur.

Bu düstur, hem parayı kullanma eğitimidir, hem de gönülleri kaynaştırma vesîlesidir.

Yani İslâm, hayatın her sahasında olduğu gibi ticârî ve iktisâdî faaliyet sahasında da bir nizam vaz etmiştir. Helâl ve haram hudutları koymuştur. Merhamet ve şefkati emredip müʼmini müʼmine zimmetli olarak telâkkî ettirmiştir. Kazancı; “hak”, “adâlet” ve “merhamet”le mezcettirmiştir.

*****

“Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) infâk etmedikçe birre (hayrın kemâline) aslâ eremezsiniz…” (Âl-i İmrân, 92) âyetinde buyrulduğu üzere, Allâhʼa yakın olabilmek için Oʼnun uğrunda en kıymetli varlıklarını bile fedâ edebilecek bir gönül kıvamına erişilir.

Ancak Hak dostu ârif kulların fazîleti olan mârifet ufkunda ise; “Hakkʼa dostluk, mâlikiyetle imtizâc etmez.” düstûru geçerlidir.