Cömertliğin En Yüksek Derecesi
Cömertliğin en yüksek derecesi nedir? Hz. Ali'nin (r.a) infak hassasiyeti ve kıymetli bir örnek ile çıkarmamız gereken dersler...
Hazret-i Ali’de de, cömertliğin ve fedâkârlığın yüksek ve ulvî bir nümûnesi olan darlıkta infâkı görürüz:
İbn-i Abbas -radıyallâhu anhümâ-’dan rivâyetle Atâ -rahmetullâhi aleyh- der ki:
“Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-; bir gece, bir miktar arpa karşılığında bir hurmalığı sulamıştı. Sabah olunca ücreti olan arpayı alarak evine geldi. Getirdiği arpanın üçte birini öğütüp «hazîra» denilen bir yemek yaptılar.
Yemek pişince bir yoksul geldi ve; «lillâh/Allah için» istedi. Onlar da Allah için tamamını verdiler.
Sonra arpanın ikinci üçte birini öğütüp yemek yaptılar. Yemek pişince bu sefer bir yetim gelip aynı şekilde; «lillâh» deyip yiyecek istedi. Yine tamamını infâk ettiler.
Ve arpadan kalan son üçte biri öğütüp tekrar yemek yaptılar. Yemek piştiğinde bir esir geldi ve bir şeyler istedi. Son yemeklerini de ona verdiler ve o günü aç olarak geçirdiler.
Diğer bir rivâyete göre; üç gün üst üste iftarlıklarını fakire, yetime ve esire vererek kendileri su ile iftar ettiler. İşte bunun üzerine şu âyet-i kerîmeler nâzil oldu:
“Kendileri de muhtaç oldukları hâlde, yiyeceklerini, sırf Allâh’ın rızâsına nâil olabilmek için; fakire, yetime ve esire ikrâm ederler ve;
«–Biz size bunu sırf Allah rızâsı için ikrâm ediyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz. Biz, çetin ve belâlı bir günde Rabbimiz’den (O’nun azâbına uğramaktan) korkuyoruz.» (derler).
Allah da onları o günün felâketinden muhafaza eder, yüzlerine nur, gönüllerine sürûr verir.” (el-İnsân, 8-11) (Vâhidî, Esbâbu Nüzûl, s. 470; Zemahşerî, el-Keşşâf, VI, 191-192; Râzî, XXX, 244)
Cömertliğin En Yüksek Derecesi
Yoklukta infak, cömertliğin en yüksek derecesidir. Hazret-i Ali buyurur:
“Amellerin en zoru şu dört haslettir:
- Öfke ânında karşındakini affetmek.
- Darlık zamanında cömertlik yapmak.
- Yalnızken ve tenhalarda iffetli davranmak, günahtan korunmak.
- Korktuğu veya menfaat beklediği kişiye karşı hakikati söylemek.” (İbn-i Hacer, Münebbihât, s. 18)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Şubat, Sayı: 252