Çocuğa İsim Koyarken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Çocuğumuza isim koyarken nelere dikkat etmeliyiz? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Yıldırım cevaplıyor.
Evlatlarımız bizim göz bebeklerimizdir. Evlatlarımızla ilgili üzerimize düşen en önemli vazifelerden biri de onlara güzel isimler, güzel adlar koymaktır. Çünkü ömür boyu çocuğumuz o isimle anılacaktır. Binaenaleyh isim koyarken birtakım kriterlere dikkat etmemiz gerekir. Bunların başında, bu ismin çağrıştırdığı anlam gelmektedir. Eğer iyi bir anlamı olan bir isim koyarsanız, çocuk, adı her anıldığında ve bunun farkına varmaya başladığında, bir tür telkin altına girmiş olur.
Nasıl ki Türkçemizde bir deyiş vardır: “Kırk gün birine deli dersen deli olur, veli dersen ümit edilir veli olur.” Binaenaleyh bu gibi noktalarda koyduğumuz isimlerin manaları önemlidir. Anlamla ilgili olarak da, Türkçedeki karşılığı, eğer Türkiye’de bir isim koyuyorsak, karşımıza çıkmaktadır. Binaenaleyh herkesin anlayacağı, bileceği, zorlanmadan manasını idrak edebileceği bir isim olması önemlidir. Böyle dıdısının dıdısının dıdısı, kamusların derinliklerinde kalmış isimleri arayıp bulmanın çok da bir anlamı yoktur.
İkinci bir nokta da şudur: Bir isim daha önceden tarihî bir şahsiyete, bir din büyüğümüze verilmiş bir isimse, bunu koymak o şahsiyeti hatırlatacağı için çocuklarımıza rol model sunmuş olur. Cenâb-ı Peygamber aleyhissalâtü vesselâm Efendimiz, en hayırlı isimlerin içinde “Abd” kelimesi geçen Abdullah, Abdurrahman gibi isimler olduğunu bildiriyor. Yine Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’ın isimleri olan Ahmed, Muhammed, Mahmud, Mustafa isimlerinin çocuklarımıza konulması; sahabe efendilerimizden Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali radıyallahu teâlâ anhum gibi büyük zevâtın isimlerinin verilmesi; eğer kız çocuğumuzsa Hatice, Fâtıma, Âişe gibi Efendimiz aleyhissalâtü vesselâm’ın hanımlarının, çocuklarının ve tarihteki önemli İslâmî şahsiyetlerin isimlerinin konulması, çocuklarımıza rol model olarak bu kimseleri hatırlatmış olmak anlamına gelir.
İyiyi Güzeli Hatırlatan İsimlerin Koyun
Bunun yerine kullanacağımız isimlerin iyiyi, güzeli hatırlatan isimler olması önemlidir. Bir de özellikle hanım kardeşlerimizde, çocuklarına koydukları ismin çok orijinal olmasına, şimdiye kadar hiç konulmamış olmasına dikkat etme gibi bir psikoloji görülebiliyor. Hâlbuki tanınan, bilinen ve söylendiğinde, çağrıldığında beraberinde güzel örnekleri çağrıştıran isimler daha isabetlidir. Mesela çocuğunuzun ismini Hamza koydunuz; Hazreti Hamza akla geliyor. Kızınızın ismini Afra koydunuz; tarihte iki büyük yiğit yetiştirmiş olan Afra sahabî annemiz akla geliyor. Hâsılıkelâm, bu gibi hususlara dikkat etmek gerekir.
Şimdi Türkçeye “ahlas” kelimesini aldığımızda, bu ihlas kökünden mi gelir, ahlas kökünden mi gelir meselesi ortaya çıkıyor. Dolayısıyla Türkçede maalesef harf devriminden sonra, harflerin kalın ve ince şekilleri, sâd ile sin gibi harflerin karışması sebebiyle birtakım anlam bozulmaları meydana gelmiştir. Burada da böyle bir durum söz konusudur. Onun yerine kardeşimize, daha bilinir, daha çok güzel kahramanlarımızı çağrıştıran bir isim koymasını tavsiye ederiz. Bu noktada isimler ömür boyu evlatlarımızla beraber kalacağı için, gelişi güzel, günübirlik ya da gelip geçici bir furyaya kapılmadan kalıcı bir isim koymamız daha uygun olur diye düşünüyorum.
Diğer bir mesele de şudur: “Erkek evladımız olacak” deniyor; hâlbuki erkek mi olur, kız mı olur, doğana kadar belli olmaz. Binaenaleyh böyle bir şartlanmaya da girmemek gerekir. Cenâb-ı Allah’tan hayırlı evlatlar vermesini istemek lazımdır. Hayırlı evlat olduktan, ümmet-i Muhammed’e hayırlı olduktan sonra kız olması ya da erkek olması çok da önemli değildir. Ancak böyle bir şartlanmaya girilip de “erkek bekliyorduk kız geldi” ya da “kız bekliyorduk erkek geldi” gibi durumlarda bazı insanlarda duygu değişimleri meydana gelebiliyor. Bunlara da fırsat vermemek gerekir.