Buraya Gidenler Ne Yaşlanıyor Ne De Sıkıntı Çekiyor
Gerçek ve ebedî gençlik, âhirettedir. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, cenneti ve cennetlikleri tarif ederken şöyle buyurmuştur: “Kim cennete girerse; dâimâ nimetler içinde olur, hiç üzüntü ve sıkıntı çekmez, elbiseleri eskimez, gençliği tükenmez!” (Müslim, Cennet, 22)
Muhammed bin Kâ‘b el-Kurazî anlatır:
Bir zamanlar Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh- ile Medîne-i Münevvere’de karşılaşmıştım. O vakit gayet yakışıklı, ter ü tâze bir gençti ve bolluk içinde yaşıyordu. Daha sonra halîfe olduğunda yanına gittim, izin isteyip içeri girdim. Onu görünce şaşırdım ve yüzüne şaşkın şaşkın bakmaya başladım. Bana;
“–Niçin öyle hayretle bakıyorsun?” dedi.
“–Ey Mü’minlerin Emîri; renginiz uçmuş, bedeniniz yıpranmış, saçlarınız ağarmış ve dökülmüş! Sizi bu hâlde görünce hayretimi gizleyemedim.” dedim.
Bunun üzerine Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh- bana şöyle dedi:
“–Beni kabre konulduğumdan üç gün sonra görsen kim bilir ne kadar şaşıracaksın? O zaman karıncalar gözlerimi çıkarmış, gözlerim yanaklarımın üzerine akmış, ağzım burnum kan ve irinle dolmuş olur. İşte o zaman beni hiç tanıyamaz ve daha çok şaşırırsın.
Şimdi bunları bırak da sen bana İbn-i Abbâs’ın Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’den rivâyet ettiği hadîsi tekrar et!..” (Hâkim, IV, 300/7706)
İslâm tarihinde yaptığı büyük hizmetler sebebiyle Beşinci Halîfe diye anılan Ömer bin Abdülaziz; yüklendiği hilâfet vazifesinin ağırlığı, duyduğu mes’ûliyet hissi ve yaşadığı riyâzat sebebiyle kısa zamanda bedenen yaşlanmıştı.
Lâkin o biliyordu ki; gerçek ve ebedî gençlik, âhirettedir. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, cenneti ve cennetlikleri tarif ederken şöyle buyurmuştur:
“Kim cennete girerse; dâimâ nimetler içinde olur, hiç üzüntü ve sıkıntı çekmez, elbiseleri eskimez, gençliği tükenmez!” (Müslim, Cennet, 22)
O cennete, o ebedî gençliğe nâil olmak kolay bir iş değildir. Bir âlimin dediği gibi; «Cennet ucuz değildir.» Onun bedeli, dünya hayatındaki gayretlerimizdir, sâlih amellerimizdir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Nisan, Sayı: 254