Bu Lokma, O Lokmaya Karşılıktır

Kıssâlar

Allah rızası için verilen küçük bir lokmanın, nasıl büyük bir ilâhî lütfa vesile olduğu anlatılıyor.

Hüdâyî Hazretleriʼnden bir kıssa:

O FAKİRE VERDİĞİN LOKMANIN KARŞILIĞI!

Bir zamanlar, kocası çiftçi olan bir hanım vardı. Bir gün yemeklerini yiyip tam sofradan kalktıkları sırada bir fakir geldi ve yiyecek bir şey istedi. Fakat bütün yemekleri bitmiş, sadece o hanımın ağzına götürmek üzere olduğu son bir lokma kalmıştı. Kadıncağız;

“–Mâzur gör, yalnızca bu kaldı.” diyerek o lokmayı fakire verdi.

Bu hanım, bir gün kocası ve yeni doğmuş bebeğiyle buğday tarlasına gitti. Kundağında uyuyan bebeğini bir yere bıraktı ve kocasının biçtiği buğday demetlerini toplamaya başladı.

O sırada bir kurt çıkageldi ve bebeği kundağından kaptığı gibi hızla uzaklaşmaya başladı. Bunu gören kadıncağız perişan oldu.

“‒Yavrum, yavrum!..” diye acı acı feryâd ederken bir de ne görsün:

Kurdun boğazına sımsıkı yapışan ricâl-i gaybden biri, o mâsum yavruyu kurdun ağzından alıp sağ-sâlim getirdi ve;

“‒Bu lokma, o lokmaya karşılıktır…” dedi.

Yani; “Kurdun lokması olacakken yavrunun hiçbir zarar görmeden sana teslim edilmesi, o fakire verdiğin lokmanın karşılığıdır.” dedi.[1]

Hisse:

İlâhî imtihanlardan geçtiğimiz fânî hayatımızda, pek çok zorlukla karşılaşabiliriz. İşte o zor anlar için alacağımız mânevî tedbirlerin başında, rahat zamanlarımızda yaptığımız sâlih ameller, fedakârlıklar ve hayır-hasenât gelir.

Bu itibarla; “Sadaka belâyı defeder.”[2] hadîs-i şerîfi mûcibince, muhtemel tehlikelere karşı tedbirli ve hazırlıklı olalım, Allah yolundaki gayret, cömertlik ve fedakârlıklarımızı artırmaya gayret edelim.

Spot:

Muhterem babam Mûsâ Efendi bana zekât ve hayrat defterini gösterir;

“‒Bak oğlum; şu sayfa zekâtım, şu sayfa da hayrâtımdır.

Nefis dâimâ insanı aldatır. Az bir hayrı çok gibi gösterir. Bunun için muhakkak zekât ve hayrâtınızı ayrı ayrı yazın. Hayrâtınız da, bilhassa zor zamanlarda, zekâtınızın çok çok ötesine geçsin. Bu, büyük bir rahmet vesîlesidir. Zira sadaka, belâları önler!” nasihatinde bulunurdu.

Dipnotlar:

[1] Bkz. Tokatlı Mahmud Dede, Câmiu’l-Mecâlis, İstanbul Belediyesi Ktp. Osman Ergin Yazmaları, nr. 10, vr. 103b-104a.

[2] Bkz. Tirmizî, Zekât, 28/664; Süyûtî, el-Câmiu’s-Sağîr, I, 108.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları