Bir Toplumun Gençliği, İstikbâlidir
Rasûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), gençlerdeki güçlü enerjiyi, hayra tevcih etmiş ve onlara güvenmiştir. Devrimizde gençlerin olgun şekilde yetiştirilmemesi ve bu sebeple de kendilerine güvenilmemesinden kaynaklanmaktadır. Bunun sorumluluğu, gençlerden ziyade onları yetiştirenlerdedir. Bir toplumun gençliği, istikbâlidir.
Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- hilâfeti zamanında bir gün dostlarıyla oturuyordu. Onlara (Allah’tan) bazı talep ve temennîlerde bulunmalarını söyledi. (Âdetâ onların hayal ufkunu görmek istedi.) Oradakilerden bir kısmı;
“–İçinde bulunduğumuz şu hâne dolusunca paralarım olsun da Allah yolunda infâk edeyim!..” şeklinde niyet izhâr etti.
Bir kısmı;
“–Şu ev dolusu altınım olsun da Allah için harcayayım!..” tarzında temennîde bulundu.
Bazılarının hayâli de;
“–Şu hâne dolusu mücevherlere sahip olayım da onları Allah yolunda sarf edeyim!..” şeklinde oldu.
Ancak Hazret-i Ömer;
“–Daha, daha fazlasını isteyin!” deyince onlar;
“–Allah Teâlâ’dan daha başka ne isteyebiliriz ki?!.” dediler.
Bunun üzerine Ömer -radıyallâhu anh-;
“–Ben ise, içinde bulunduğumuz şu hânenin; Ebû Ubeyde bin Cerrâh, Muâz bin Cebel ve Huzeyfetü’l-Yemânî -radıyallâhu anhüm- gibi (müstesnâ, seçkin, keyfiyetli, ideal ve yetişmiş) kimseler ile dolu olmasını ve bunları Allâh’a itaat yolunda, yani tebliğ ve ıslah hizmetlerinde istihdâm etmeyi temennî ederim…” dedi. (Buhârî, Târîhu’s-Sağîr, I, 54)
Demek ki;
Rasûl-i Ekrem Efendimiz, gençlerdeki güçlü enerjiyi, hayra tevcih etmiş ve onlara güvenmiştir.
Bu sahâbîlerin yaşlarının bize hayret verici gelmesinin sebebi, devrimizde gençlerin olgun şekilde yetiştirilmemesi ve bu sebeple de kendilerine güvenilmemesinden kaynaklanmaktadır. Bunun sorumluluğu, gençlerden ziyade onları yetiştirenlerdedir. Bir toplumun gençliği, istikbâlidir.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2026 Ay: Nisan, Sayı: 254