Beytullah Ne Demek? Beytullah Neresidir?

NE NEDİR?

Beytullâh: Allâh’ın evi, Kâbe anlamına gelir.

BEYTULLAH KELİMESİNE ÖRNEK

“İnsanları hacca dâvet et; yürüyerek veya zayıflamış binekler üstünde (uzak yollardan) her derin vâdiyi aşarak sana gelsinler.” (el-Hacc, 27) Bu ilâhî tâlimat üzerine Hazret-i İbrâhîm Ebû Kubeys Dağı’na çıkarak veya Makâm-ı İbrâhîm üzerinde yükselerek dört bir yana seslendi ve Allâh’ın, Kâbe’yi haccetmeyi insanlara farz kıldığını bildirdi. (Kâmil Mîrâs, Tecrid Tercemesi, VI, 20-21; Said Bektaş, s. 111.)

Bundan sonra yakın ve uzak beldelerden ziyâretçiler Hicaz’a gelerek Beytullâh’ı ziyârete başladılar. Kâbe mühim bir dînî merkez hâline gelerek bütün insanların teveccühünü kazandı.

*****

Hazret-i İbrâhîm’den sonra Beytullâh’ta ibâdet, putperestliğin başladığı zamâna kadar tevhîd esaslarına uygun bir şekilde devâm etmiştir. Ancak Mekke’de putperestliğin yayılmasıyla berâber, müşrikler tarafından Kâbe’nin içine ve etrâfına birçok put dikilmiştir. Buna rağmen Kâbe hiçbir zaman putlara izâfe edilmemiş, dâimâ “Beytullâh” ismiyle yâd edilmiştir.

*****

Allah Rasûlü r, Mekkeli müşriklerle yapılan Hudeybiye Antlaşması öncesinde de Hazret-i Osman’ı, elçi olarak ekke’ye göndermişti. Hazret-i Osman t, niyetlerinin umre yapıp dönmek olduğunu anlattıysa da müşrikler izin vermediler. Ayrıca onu göz hapsine alarak:

“–İstiyorsan bir tek sen Kâbe’yi tavâf edebilirsin!..” dediler.

Kendisini Allah ve Rasûlü’ne adamış olan o mübârek sahâbî ise, muhteşem bir sadâkat dersi vererek şöyle dedi:

“–Hazret-i Peygamber Kâbe’yi tavâf etmedikçe ben de edemem! Ben Beytullâh’ı ancak O’nun arkasında ziyaret ederim. Allah Rasûlü’nün kabûl edilmediği bir yerde ben de yokum...” (Ahmed, IV, 324)