Behlül Dana Hazretleri Fırıncıların Vicdanını Nasıl Ölçtü?
Behlül Dânâ Hazretleri’nin fırıncı kıssası, helal kazanç, vicdan ve insanın yaptıklarının karşılığını anlatan ibretlik bir ders sunuyor.
Behlül Dânâ Hazretleri, bir gün Halîfe Harun Reşid’den bir vazife ister.
BEHLÜL DÂNÂ HAZRETLERİ’NİN FIRINCI KISSASI NEYİ ANLATIYOR?
Harun Reşid de ona çarşı-pazar ağalığını, yani esnafı denetleme vazifesini verir. Behlül hemen işe koyulur.
İlk olarak bir fırına gider. Birkaç ekmek tartar. Hepsi normal ağırlığından noksan gelir. Fırıncıya dönüp:
“–Hayatından memnun musun, geçinebiliyor musun, çoluk-çocuğun ağız tadıyla yaşayıp gidiyor mu?” diye sorar.
Fırıncı ise bütün sorulara menfî/olumsuz cevap verir. Adamın hayatta memnun olduğu bir şey yok gibidir.
Behlül bir şey demeden ayrılır ve bir başka fırına geçer. Orada da birkaç ekmek tartar ve görür ki bütün ekmekler normal gramajında, hattâ fazlası var eksiği yok. Aynı soruları bu fırının sahibine de sorar ve bütün sorulara müsbet/olumlu cevap alır. Yani fırıncı gâyet huzurludur.
Behlül, bundan sonra başka bir yere uğramadan, doğruca Harun Reşid’in huzuruna çıkıp yeni bir vazife ister. Harun Reşid:
“–Behlül, sana daha demin vazife verdik, ne çabuk bıktın?” deyince, Behlül Dânâ Hazretleri şu îzahı yapar:
“–Efendim, çarşı-pazarın ağası zâten varmış. Benden önce ekmekleri de tartmış, vicdanları da. Buna göre herkesin mükâfatını da vermiş, cezasını da kesmiş. Herkes zâten hesabını ödeyip duruyor. Dolayısıyla bana ihtiyaç yokmuş…”
Hisse:
Hatâ ve kusurlardan dolayı başa gelen ilâhî îkaz veya ceza tecellîleri, her zaman maddî bir zarar veya fizikî bir felâket sûretinde gerçekleşmez. Evinde huzur olmayan, stres ve depresyon yaşayan, ibadetlerinde huşûya ulaşamayan, zamanda, malda ve işlerinde bereketsizlik hisseden, bunların da hadd-i zâtında birer ilâhî îkaz ve ceza olduğunu idrâk etmeli, hâlini ıslaha yönelmelidir.
Buna mukâbil, yapılan iyilikler ve sâlih ameller de uhrevî mükâfatının yanı sıra -âdeta bir ön ödeme gibi- daha bu dünyada bile huzur ve sekînet olarak müʼminin gönül iklimine akseder.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Kıssaların Diliyle Müminlerin Gönül Ufku, Erkam Yayınları