Bed-i Besmele Nedir?

Osmanlı Tarihi

Osmanlı’da çocuklar dört-beş yaşına geldiklerinde ilk mektebe yani ilkokula başlarken düzenlenen merasime “bed-i besmele” veya “âmin alayı” adı verilirdi. Bu törenler sayesinde çocuk, aile içinde olduğu gibi cemiyette de yeni bir statü kazanırdı. Bu merasimlere verilen büyük ehemmiyet, İslâmî terbiye anlayışında mektebe ve öğretmenlere verilen değeri açıkça ortaya koyardı.

Türk eğitim ve kültür tarihinde besmelenin önemli bir yeri vardır.

BED-İ BESMELE NE DEMEK?

Halk arasında “besmele cemiyeti” adıyla anılan ve âmin alayının evde veya mektepte icra edilen kısmından ibaret olan “bed-i besmele”, okuma yaşına gelmiş çocukların, yapılan bir merasim ve duadan sonra hocanın önünde ilk olarak besmele çekmesini, bir başka deyişle okumaya başlamasını ifade eder.

BED-İ BESMELE TÖRENİ

Bed-i besmele töreni mahalle halkı arasında maddî ve mânevî yakınlaşmayı sağladığı gibi zenginlerin birkaç fakir çocuğu daha okutmaya başlamasını temin edecek bir yardımlaşmaya da sebep oluyordu. Bunun yanında çocuklarda okuma, ana babalarda da okutma arzusunu arttırdığı, ilme ve ilim adamına saygı ve sevgiyi teşvik ettiği açıktır. Bu tören, çocuk için bebeklik çağından kurtulup yeni bir statü kazanma mânasını ifade ettiğinden, ayrıca hayatın yeni bir devresine başlamanın tescili, bir nevi “adam olma” yolunda atılan ilk adım sayılıyordu ve pedagojik değeri yüksek bir gelenek olarak bilhassa erkek evlât sahiplerinin sünnet düğünü kadar önem verdikleri bir mürüvvetti.

AMİN ALAYI DUASI

Bed-i besmele töreninde çocuk baştan aşağı yeni elbiseler giymiş olarak davetlilerin karşısına çıkar ve hocasının önüne diz çöküp otururdu. Hoca çocuğa bir besmele çektirir, “Rabbi yessir” duasını tekrar ettirir ve elifbânın ilk harfi olan elifi gösterirdi; daha sonra da bir aşr-ı şerif okunurdu. Ardından hoca tarafından öğrenciye, Allah’tan zihin açıklığı ve başarılar niyaz edilen “Rabbi zidnî ilmen” duası yapılarak tören bitirilirdi.

Bed’-i besmele törenine bağlı olarak ortaya çıkan mektep ilâhileri arasında besmele ilâhilerinden de söz etmek gerekir. Meselâ,

“Yâ ilâhî başlayalım ism-i bismillâh ile

Bu duâya el açalım ism-i bismillâh ile

Sen kabûl eyle duâmız besmele hürmetine

İlmini eyle müyesser yâ ilâhe’l-âlemîn” beyitleriyle başlayan konu ile ilgili bir ilâhinin diğer beyitleri de benzer niyazları ihtiva etmektedir. İsmâil Hakkı Bey’in, ilk beyti,

“Başlan bismillâh ile

Gelin tevhid edelim” olan uşşak ilâhisiyle bestekârları meçhul ve güftesi Nesîmî’ye ait,

“Âyetinin safhasında gör ne yazmış ol kadîm,

Okudum ol hattı bismillâhirrahmânirrahîm” beytiyle başlayan hüzzam ilâhileri, besmele konusunu işleyen diğer ilâhilere örnek olarak gösterilebilir. Dinî konuları işleyen ninnilerde iktibas suretiyle en çok tekrar edilen ibareler arasında besmele gelmektedir. Annenin çocuğu üzerindeki ilk ve esaslı tesirinin ifadesi olan bu ninnilerde genel olarak besmele ile başlama, çocuğu besmele ile büyütme gibi duyguların terennüm edildiği görülmektedir:

“Ninni der uyuturum,

Besmeleyle büyütürüm,

Ne yapalım böyle durum,

Ninni yavrum ninni,

Besmeleyle uyanır,

0 nurlara boyanır,

Buna can mı dayanır,

Ninni yavrum ninni.”

Kaynak: Diyanet İslam Ansiklopedisi