Bayram, Sadece Bir Tatil mi Yoksa Kulluğun Şahâdetnâmesi mi?
Bayram, gerçekten sadece bir tatil midir; yoksa Ramazân’ı hakkıyla yaşayanlar için kulluğun ilâhî bir şahâdetnâmesi mi?
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Ramazân’ın mağfiret iklimini, Kadir Gecesi’nin sırlarını ve bayramın hakikatini kalplere şöyle hatırlatıyor:
BAYRAM TATİL DEĞİL, KULLUK İCÂZETİDİR
– Cenâb-ı Hak, bize Ramazân-ı şerif içinde Kadir Gecesi’ni lutfediyor ve;
“Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır.” (el-Kadr, 3) buyuruyor.
Kadir Gecesi’nin bin aydan hayırlı olması, Kur’ân-ı Kerîm’in o gece nâzil olması vesilesiyledir.
Demek ki en büyük lütuf, Kur’ân-ı Kerîm’dir.
Cenâb-ı Hak, Ramazân’ı yaşayıp da mağfirete eremeyenler için;
“Yazıklar olsun!” buyuruyor.
Sonsuz ilâhî bir lütuf karşısında böyle bir nasipsizlik, çok ağır bir hüsrandır.
Eğer Ramazân’ı hakkıyla edâ edebilirsek, o zaman bayram sabahı bizim için bir icâzet merasimi olur; bir şehâdetnâme alma günü hâline gelir.
Bu şehâdetnâme bize, Allâh’a ne kadar yakın olduğumuzu gösterecektir.
Allâh’a kullukla geçen bir Ramazân’ın sonunda Rabbimiz bayram lutfediyor. Aynı şekilde, kullukla geçen bir ömrün sonunda da Rabbimiz “Son Nefes Bayramı”nı ihsân eder inşâallah.
O bayrama nâil olabilmek için de; kavuştuğumuz bayramları birer tatil günü değil, içtimâî kardeşlik günleri olarak görmek gerekir. Çünkü;
– Gariplerin, fakirlerin, kimsesiz ve yalnızların gönüllerini alabilmek,
– Komşu ve akrabalarımızla kardeşlik bağlarını kuvvetlendirerek onların da kalplerini fethedebilmek zarûrîdir.
Tâ ki idrâk ettiğimiz fânî bayramlar, ebedî bayramlara köprü olsun!
Rabbim nasîb eylesin. Âmîn!
Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık