Arı Duru Tasavvuf ve Anadolu Dervişinin Gönül İklimi
Mevlânâ ve Yûnus Emre Hazretleri merkezli Anadolu tasavvuf geleneğinde İslam’ın arı duru, ahlaki ve manevi yönü.
Hazret-i Mevlânâ’nın;
ARI DURU TASAVVUF ANLAYIŞI
“Yaşadığım müddetçe ben Kur’ân’ın kölesiyim! Ben Muhammed Muhtâr -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in yolunun toprağıyım, tozuyum...” şeklinde bütün şumûlü kısaca tarif ettiği arı duru bir tasavvuf...
İslâm’ın, en güzel bir ahlâk ile tertemiz, berrak bir sâfiyetle yaşanması...
Çünkü İslâm; yaşandığı kadar insanın iç ve dış âleminde huzur, sürur, rûhâniyet ve güzellikler sergiler. Öteler ötesine doğru bütün ufuklar açılır.
Bu itibarla; Anadolu dervişi; tasavvufu, İslâm’ın derûnî tatbikatı olarak anladı ve yaşadı. Şekil ve âdâba riâyet etse de dâimâ öze ve kalbî vaziyete ihtimam gösterdi. Yûnus bu hâli ne güzel söyler:
Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil,
Gönlün derviş eyleyen, hırkaya muhtaç değil!
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Anadolu Dervişinin Gönül Dünyası, Yüzakı Yayıncılık