“Allah’ın, Yüzden Bir Eksik, Doksan Dokuz İsmi Vardır. Kim Bu İsimleri (Öğrenip Gereğiyle Amel Ederek) Sayarsa Cennete Girer.” Hadisi
“Allah’ın, yüzden bir eksik, doksan dokuz ismi vardır. Kim bu isimleri (öğrenip gereğiyle amel ederek) sayarsa cennete girer” (Buhârî, Şürût, 18) hadisinin kısa açıklaması.
Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Allah’ın, yüzden bir eksik, doksan dokuz ismi vardır. Kim bu isimleri (öğrenip gereğiyle amel ederek) sayarsa cennete girer.” (Buhârî, Şürût, 18)
Hadisin Kısa Açıklaması
Şüphesiz başlı başına “Bir ibadettir dua.” (Tirmizî, Deavât, 1.) “Dua ibadetin özüdür.” (Tirmizî, Deavât, 1.) Hatta belki ibadetlerin en büyüğü, en faziletlisidir. Zira ister gizli olsun ister açık, ister dilden dökülsün ister gönülden süzülsün, her çağrıya kulak veren, “Her şeyi hakkıyla işiten” (Bakara 2/137, 181.) ile aracısız görüşmektir dua. Böyle olunca O’nu çeşitli isimleri ve vasıfları ile çağırmak da şüphesiz duaların en içteni, en samimisi olacaktır. Bu samimiyetin karşılığını Hz. Peygamber (sav) şöyle açıklamıştır: “Allah’ın, yüzden bir eksik, doksan dokuz ismi vardır. Kim bu isimleri (öğrenip gereğiyle amel ederek) sayarsa cennete girer.” (Buhârî, Şürût, 18.) Hadiste geçen “ihsâ” fiili, sözlük anlamı itibariyle “saymak” anlamına gelse de, hadis âlimlerimizin ifade ettikleri gibi, saymaktan maksat, Allah’ın isimlerini kuru kuruya okumak değil, bu isimlerin anlamlarını öğrenmek, bu isimlerle duada bulunmak ve bu isimlerin ihtiva ettiği ilâhî ahlâkın gereğiyle amel etmektir.
Allah’ın güzel isimleri hakkında el-Maksadü’l-esnâ adlı bir kitap kaleme alan İmam Gazâlî, esmâ-i hüsnâyı sadece okumak, dinlemek ya da anlamlarını öğrenmekle yetinenlerin bu isimlerden nasibinin son derece az olduğunu ifade etmiştir. Ona göre mümin, bu ilâhî sıfat ve isimlerin anlam ve içerikleriyle derunî hayatını mâmur etmeli ve bu isimlerde ifadesini bulan ilâhî ahlâk ile ahlâklanmalıdır. (Gazâlî, el-
Maksadü’l-esnâ, s. 45.)
Kaynak: Diyanet Hadislerle İslam